Trafik Kazası Tazminatı: Haklarınız ve Dava Süreci 2026

📅 20 Mart 2026 ⏱ 25 dk okuma ✍️ Sadaret Hukuk

Trafik kazası tazminatı, Türkiye'de her yıl yüz binlerce kişiyi doğrudan etkileyen ve hukuki süreçlerin doğru yönetilmesinin hayati önem taşıdığı bir alandır. Trafik kazası sonucunda oluşan bedensel yaralanmalar, ölüm, araç hasarı ve diğer maddi kayıplar nedeniyle zarar görenlerin tazminat talep etme hakkı bulunmaktadır. Büromuz, trafik kazası tazminat alanında kapsamlı deneyimiyle müvekkillerine profesyonel hukuki destek sunmaktadır.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde trafik kazası tazminatı; maddi tazminat, manevi tazminat ve destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere üç ana kalemden oluşmaktadır. Her bir tazminat türü için farklı hesaplama yöntemleri, zamanaşımı süreleri ve başvuru prosedürleri bulunmaktadır. Bu rehberde, 2026 yılı güncel mevzuatı çerçevesinde trafik kazası tazminatının tüm yönlerini detaylı olarak ele alacağız.

Trafik kazaları, beklenmedik anda meydana gelen ve mağdurların yaşamını temelden değiştirebilen olaylardır. Kaza sonrasında doğru adımların atılması, hem sağlık sürecinin hem de hukuki sürecin başarılı yönetilmesi açısından kritik öneme sahiptir. Sigorta şirketine başvuru süreleri, delil toplama yükümlülüğü, kusur tespiti ve tazminat hesaplama yöntemleri gibi teknik konuların bilinmesi, mağdurların haklarını tam olarak kullanabilmeleri için zorunludur.

Bu rehber, trafik kazası mağdurlarına ve yakınlarına yol gösterici nitelikte hazırlanmıştır. Kazanın hemen ardından yapılması gerekenlerden başlayarak sigorta başvuru süreci, dava açma koşulları, tazminat hesaplama yöntemleri ve zamanaşımı süreleri gibi tüm önemli konuları kapsamlı olarak ele almaktadır.

Trafik kazası tazminatınız konusunda hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?

Ön Görüşme Alın

Trafik Kazası Tazminatının Yasal Dayanağı ve Türleri

Trafik kazası tazminatının yasal dayanağı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. ve devamı maddeleri ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiil hükümleridir. KTK m. 85'e göre bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludur. Bu sorumluluk, kusursuz sorumluluk (tehlike sorumluluğu) ilkesine dayanmaktadır. Güncel mevzuata mevzuat.gov.tr üzerinden erişilebilir.

Trafik kazası tazminatı üç ana türden oluşmaktadır. Maddi tazminat, kazadan doğan somut mali kayıpları kapsamakta olup tedavi giderleri, iş gücü kaybı, kazanç kaybı ve araç hasar bedeli gibi kalemleri içermektedir. Manevi tazminat, kazanın yarattığı acı, elem ve ıstırap nedeniyle talep edilen ve miktarı mahkemenin takdirinde olan bir tazminat türüdür. Destekten yoksun kalma tazminatı ise ölümlü kazalarda, hayatını kaybeden kişinin bakmakla yükümlü olduğu yakınlarına ödenen tazminattır.

Trafik kazası tazminatında sorumluluk rejimi, genel haksız fiil sorumluluğundan önemli ölçüde farklıdır. Araç işleteninin sorumluluğu kusursuz sorumluluk esasına dayanmakta olup zarar görenin kusuru ispatlaması gerekmemektedir. Araç işleteni, ancak kanunda sayılan kurtuluş kanıtlarını (mücbir sebep, zarar görenin ağır kusuru veya üçüncü kişinin ağır kusuru) ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilmektedir. Bu düzenleme, trafik kazası mağdurlarının korunmasını güçlendirmektedir.

Trafik kazası tazminatında sorumlu taraflar arasında araç işleteni, araç sahibi, sürücü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı yer almaktadır. Bu kişiler, zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Zarar gören, alacağının tamamını bu kişilerden herhangi birinden veya tamamından talep edebilmektedir. Zorunlu trafik sigortası, mağdurların tazminat haklarının güvence altına alınması bakımından temel bir koruma mekanizması oluşturmaktadır.

Kaza Sonrası Yapılması Gerekenler ve Delil Toplama

Trafik kazasının hemen ardından doğru adımların atılması, hem can güvenliği hem de hukuki sürecin başarısı açısından hayati önem taşımaktadır. Kaza sonrası ilk yapılması gereken, yaralıların bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve gerekli hallerde derhal 112 acil yardım hattının aranmasıdır. Ardından 155 polis veya 156 jandarma ihbar hatlarına bildirim yapılmalıdır. Kaza tespit tutanağının resmi makamlarca düzenlenmesi, tazminat sürecinin temel belgelerinden birini oluşturmaktadır.

Delil toplama süreci, tazminat talebinin başarısını doğrudan etkileyen kritik bir aşamadır. Kaza yerinin fotoğraflanması, araçların hasar durumunun görüntülenmesi, fren izlerinin ve yol koşullarının belgelenmesi büyük önem taşımaktadır. Tanıkların iletişim bilgilerinin alınması, trafik kameralarının varlığının tespit edilmesi ve mobese kayıtlarının talep edilmesi de delil toplama sürecinin önemli unsurlarıdır. Akıllı telefonlarla çekilen fotoğraf ve videolar, mahkemede geçerli delil olarak kabul edilmektedir.

Sağlık kayıtlarının eksiksiz tutulması, bedensel zarar tazminatının hesaplanmasında belirleyici rol oynamaktadır. Kaza sonrası ilk muayene raporu, tedavi sürecindeki tüm tıbbi belgeler, reçeteler, fizik tedavi raporları ve maluliyet raporları titizlikle saklanmalıdır. Tedavi sürecinde yapılan tüm harcamaların fatura ve makbuzlarının muhafaza edilmesi, maddi tazminat talebinin ispatı açısından zorunludur.

Kaza tespit tutanağı, trafik kazası tazminat sürecinin en önemli belgelerinden biridir. Tutanakta yer alan kusur oranları, sigorta şirketi başvurularında ve mahkeme sürecinde esas alınmaktadır. Ancak kaza tespit tutanağındaki kusur oranı kesin değildir ve mahkemece yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılabilmektedir. Tutanakta hata veya eksiklik tespit edilmesi halinde itiraz mekanizmaları mevcuttur.

Zorunlu Trafik Sigortası ve Sigorta Başvuru Süreci

Zorunlu mali sorumluluk sigortası (trafik sigortası), 2918 sayılı KTK'nın 91. maddesi gereğince her motorlu araç için yaptırılması zorunlu olan bir sigortadır. Bu sigorta, aracın işletilmesi sırasında üçüncü kişilere verilen bedensel ve maddi zararları poliçede belirtilen limitler dahilinde karşılamaktadır. 2026 yılı itibarıyla teminat limitleri her yıl güncellenmekte olup bedensel zarar ve maddi zarar için ayrı ayrı tavan tutarlar belirlenmektedir.

Sigorta başvuru süreci, kaza sonrası en kısa sürede başlatılmalıdır. Zarar gören, kusurlu aracın zorunlu trafik sigortasına doğrudan başvurma hakkına sahiptir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca zarar görenin, tazminat talebiyle doğrudan sigorta şirketine başvurma hakkı bulunmaktadır. Başvuruda kaza tespit tutanağı, sağlık raporları, tedavi faturaları ve hasar belgeleri sunulmalıdır.

Sigorta şirketi, başvurunun tamamlanmasından itibaren 15 iş günü içinde tazminat ödemesini yapmak veya gerekçeli ret kararını bildirmek zorundadır. Bu süre içinde ödeme yapılmaması halinde temerrüt faizi işlemeye başlamaktadır. Sigorta şirketinin teklif ettiği tazminat tutarının kabul edilmemesi halinde Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru veya dava açma hakkı bulunmaktadır.

Sigorta Tahkim Komisyonu, sigorta uyuşmazlıklarında alternatif bir çözüm mekanizması olarak önemli bir işlev görmektedir. Komisyona başvuru, dava açmaya kıyasla daha hızlı ve daha az maliyetli bir süreçtir. Komisyon kararları belirli tutarlara kadar kesin, bu tutarın üzerinde ise itiraz edilebilir niteliktedir. Ancak komisyonun yetki alanı zorunlu sigortalar ve ihtiyari sigortalar bakımından farklılık gösterebilmektedir.

Maddi Tazminat Hesaplama ve Kalemleri

Maddi tazminat, trafik kazası nedeniyle zarar görenin uğradığı somut mali kayıpların karşılanmasını amaçlamaktadır. TBK m. 49 ve devamı hükümleri çerçevesinde maddi tazminat, zarar görenin malvarlığında meydana gelen eksilme (fiili zarar) ile elde etmeyi beklediği kazançtan yoksun kalma (yoksun kalınan kar) olarak iki ana kalemden oluşmaktadır. Bedensel zararlarda tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından kaynaklanan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar maddi tazminat kapsamında talep edilebilmektedir.

Tedavi giderleri, hastane masrafları, ameliyat ücretleri, ilaç bedelleri, fizik tedavi giderleri, ortez-protez bedelleri ve bakıcı giderleri gibi kalemleri kapsamaktadır. SGK kapsamında karşılanan tedavi giderlerinin yanı sıra, SGK tarafından karşılanmayan ek tedavi masrafları da tazminat olarak talep edilebilmektedir. Özel hastane tercih edilmesi halinde oluşan fark ücretleri de haklı gerekçeyle talep edilebilir niteliktedir.

İş gücü kaybı tazminatı, trafik kazası nedeniyle mağdurun çalışma kapasitesinde meydana gelen azalmanın mali karşılığıdır. İş gücü kaybı oranı, Adli Tıp Kurumu veya üniversite hastaneleri maluliyet heyetleri tarafından belirlenmektedir. Hesaplamada mağdurun yaşı, mesleği, gelir durumu, maluliyet oranı ve muhtemel çalışma süresi dikkate alınmaktadır. Hesaplama genellikle progresif rant yöntemi (TRH 2010 yaşam tablosu) ile yapılmakta olup aktüeryal bilirkişi raporu esas alınmaktadır.

Araç hasar tazminatı, kazada hasar gören aracın onarım bedeli veya pert olması halinde rayiç değerini kapsamaktadır. Bunun yanı sıra aracın onarım süresinde kullanılamaması nedeniyle doğan mahrumiyet bedeli (ikame araç bedeli) ve aracın onarılsa dahi değer kaybına uğraması nedeniyle oluşan değer kaybı tazminatı da talep edilebilmektedir. Değer kaybı hesaplaması, aracın markası, modeli, yaşı, kilometre durumu ve hasar büyüklüğü gibi kriterlere göre bilirkişi tarafından yapılmaktadır.

Manevi Tazminat ve Belirleme Kriterleri

Manevi tazminat, trafik kazası nedeniyle zarar görenin çektiği acı, elem ve ıstırabın bir nebze olsun telafisi amacıyla hükmedilen tazminattır. TBK m. 56 uyarınca bedensel bütünlüğü zedelenen kişi, hakim tarafından takdir edilecek bir miktar parayı manevi tazminat olarak talep edebilmektedir. Ölüm halinde ise ölenin yakınlarına da manevi tazminat hakkı tanınmaktadır. Manevi tazminat, maddi tazminattan farklı olarak matematiksel bir formüle değil, hakimin takdirine dayanmaktadır.

Manevi tazminat miktarının belirlenmesinde mahkemeler tarafından çeşitli kriterler gözetilmektedir. Olayın ağırlığı ve meydana gelen zararın büyüklüğü, tarafların kusur oranları, zarar görenin yaşı ve sosyal durumu, tarafların ekonomik koşulları, yaralanmanın kalıcılığı ve günlük yaşamı etkileme derecesi ile olayın yaratığı psikolojik travma gibi unsurlar değerlendirmede dikkate alınmaktadır. Manevi tazminat, zenginleşme aracı olmayıp hakkaniyet ilkesine uygun bir miktarda belirlenmektedir.

Ölümlü trafik kazalarında manevi tazminat talep edebilecek kişilerin kapsamı, TBK m. 56/2 hükmüne göre belirlenmektedir. Ölenin yakınları olarak nitelendirilen eş, çocuklar, anne-baba ve kardeşler manevi tazminat talep edebilmektedir. Yakın kavramı geniş yorumlanmakta olup nişanlı, uzun süreli birlikte yaşayan partner ve yoğun duygusal bağ bulunan kişiler de somut olayın koşullarına göre manevi tazminat talep edebilmektedir.

Manevi tazminat talebi, maddi tazminat talebinden bağımsız olarak ileri sürülebilmektedir. Ancak her iki talebin birlikte ileri sürülmesi halinde tek bir dava dilekçesiyle başvuru yapılabilir. Manevi tazminattan faiz, dava tarihinden veya haksız fiil tarihinden itibaren istenebilmektedir. Faiz başlangıç tarihinin doğru belirlenmesi, toplam alacak miktarını önemli ölçüde etkileyebilmektedir.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı

Destekten yoksun kalma tazminatı, trafik kazasında hayatını kaybeden kişinin sağlığında düzenli olarak bakım ve destek sağladığı yakınlarına ödenen tazminattır. TBK m. 53/3 hükmüne göre ölenin desteğinden yoksun kalan kişiler, bu zararlarının giderilmesini talep edebilmektedir. Destek kavramı, salt hukuki yükümlülüğe değil fiili bakım ve yardım ilişkisine dayanmaktadır. Bu nedenle yasal mirasçı olmayan kişiler de fiili destek ilişkisini ispatlayarak tazminat talep edebilmektedir.

Destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında aktüeryal yöntemler kullanılmaktadır. Hesaplamada ölenin yaşı, mesleği, gelir durumu, muhtemel yaşam süresi (PMF yaşam tablosu), hak sahiplerinin yaşı ve destek payı oranları dikkate alınmaktadır. Eş için genellikle gelirin belirli bir yüzdesi destek payı olarak kabul edilmekte, çocuklar için ayrı bir oran belirlenmekte ve anne-baba için de yaşam süreleri ve diğer koşullar gözetilerek hesaplama yapılmaktadır.

Destek tazminatı hesabında özellikle önemli olan husus, desteğin kapsamı ve süresinin doğru belirlenmesidir. Eş için destek, kural olarak desteğin muhtemel yaşam süresinin sonuna kadar devam etmektedir. Çocuklar için destek, genellikle 18 yaşına veya eğitim durumuna göre 22-25 yaşına kadar kabul edilmektedir. Anne-baba için ise desteğin muhtemel yaşam süresi ile sınırlı olduğu kabul edilmektedir.

Destekten yoksun kalma tazminatında sigorta şirketinin sorumluluğu, zorunlu trafik sigortası poliçesindeki bedensel zarar teminat limiti ile sınırlıdır. Limitin aşılması halinde aşan kısım için ihtiyari mali sorumluluk sigortası (kasko) veya doğrudan kusurlu taraftan talep yoluna gidilebilmektedir. SGK tarafından yapılan ölüm aylığı ödemeleri, destekten yoksun kalma tazminatından mahsup edilmektedir.

Trafik Kazası Tazminat Davası Süreci

Trafik kazası tazminat davası açılmadan önce, zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılması gerekmektedir. 7036 sayılı Kanun ile getirilen zorunlu arabuluculuk, ticari nitelikteki tazminat davaları için dava şartı olarak düzenlenmiştir. Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamaması halinde, arabuluculuk son tutanağının düzenlenmesinden itibaren dava açılabilmektedir. Dava, kazanın meydana geldiği yer veya davalının yerleşim yeri asliye hukuk mahkemesinde açılmaktadır.

Dava sürecinde bilirkişi incelemesi kritik öneme sahiptir. Mahkeme, genellikle kusur tespiti için trafik bilirkişisinden, tazminat hesaplaması için aktüerya bilirkişisinden ve maluliyet oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu'ndan veya üniversite hastanesinden rapor talep etmektedir. Bu raporlar, tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınmakta olup tarafların rapora itiraz etme ve ek bilirkişi incelemesi talep etme hakkı bulunmaktadır.

Trafik kazası tazminat davaları ortalama 12-24 ay sürmektedir. Süreyi etkileyen faktörler arasında bilirkişi raporlarının hazırlanma süresi, Adli Tıp Kurumu raporunun beklenmesi, tarafların rapora itirazları ve mahkemelerin iş yükü yer almaktadır. İstinaf süreci dahil edildiğinde toplam süre 2-3 yıla uzayabilmektedir. Dava sürecinde geçici ödeme (avans) talep edilmesi mümkündür ve özellikle tedavi giderlerinin karşılanması için bu mekanizma önemli bir kolaylık sağlamaktadır.

Dava masrafları konusunda, trafik kazası mağdurlarının bilmesi gereken önemli hususlar bulunmaktadır. Dava açılırken nispi harç ödenmesi gerekmekte olup harç miktarı talep edilen tazminat tutarına göre belirlenmektedir. Adli yardım talebinde bulunan mağdurlar, harç ve giderlerden muaf tutulabilmektedir. Ayrıca hukuki yardım sigortası (hukuk sigortası) kapsamında dava masraflarının karşılanması da mümkündür.

Kusur Tespiti ve Kusur Oranının Tazminata Etkisi

Trafik kazası tazminatında kusur oranı, tazminat miktarını doğrudan etkileyen en önemli unsurlardan biridir. Kusur tespiti, kaza tespit tutanağında yer alan ilk değerlendirmenin ardından mahkeme sürecinde trafik bilirkişisi tarafından ayrıntılı olarak yapılmaktadır. Bilirkişi, kaza yerindeki fiziki koşullar, araçların hasar durumu, yol ve hava koşulları, tanık beyanları ve güvenlik kamerası kayıtları gibi tüm delilleri değerlendirerek kusur oranını belirlemektedir.

Zarar görenin müterafik (birlikte) kusuru bulunması halinde, TBK m. 52 uyarınca tazminat miktarı kusur oranında indirilmektedir. Örneğin zarar görenin %30 kusurlu bulunması halinde hesaplanan tazminat tutarından %30 oranında indirim yapılmaktadır. Emniyet kemeri takmama, kask kullanmama ve trafik kurallarını ihlal etme gibi durumlar zarar görenin müterafik kusuruna yol açabilmektedir.

Kusur oranının doğru tespiti için kaza yerindeki delillerin eksiksiz toplanması büyük önem taşımaktadır. Mobese kamera kayıtları, araç içi kamera görüntüleri, elektronik denetim sistemi verileri ve tanık beyanları, kusur tespitinde belirleyici rol oynayabilmektedir. Kaza tespit tutanağındaki kusur oranına itiraz etme hakkı her zaman mevcuttur ve mahkeme süreci yeni deliller ışığında farklı bir kusur oranı belirleyebilir.

Kusur oranının tazminat hesaplamasına etkisi yalnızca maddi tazminatla sınırlı değildir. Manevi tazminat miktarının belirlenmesinde de tarafların kusur oranları önemli bir kriter olarak değerlendirilmektedir. Ayrıca destekten yoksun kalma tazminatı hesabında da ölenin müterafik kusuru dikkate alınmakta ve tazminat miktarı buna göre belirlenmektedir.

İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası (Kasko) ve Ek Teminatlar

İhtiyari mali sorumluluk sigortası, zorunlu trafik sigortası teminat limitlerinin yetersiz kaldığı durumlarda devreye giren ek bir güvence mekanizmasıdır. Kasko sigortası, aracın kendi hasarını karşılamanın yanı sıra ihtiyari mali sorumluluk teminatı ile üçüncü kişilere verilen zararları da zorunlu trafik sigortası limitlerinin üzerinde karşılayabilmektedir. Bu nedenle trafik kazası tazminat taleplerinde kasko poliçesinin de incelenmesi büyük önem taşımaktadır.

Kasko sigortası poliçelerinde yer alan teminat türleri ve kapsamları, sigorta şirketine ve poliçe koşullarına göre farklılık gösterebilmektedir. Genel olarak araç hasarı, çalınma, doğal afet ve üçüncü şahıslara verilen zarar teminatları standart kasko poliçelerinde yer almaktadır. Ferdi kaza teminatı, hukuki koruma teminatı ve ikame araç teminatı gibi ek güvenceler de poliçeye dahil edilebilmektedir.

Sigorta şirketinin tazminat talebini reddetmesi veya eksik ödeme yapması halinde, poliçe koşullarının ve genel şartların dikkatle incelenmesi gerekmektedir. Sigorta genel şartlarına aykırı ret kararları, Sigorta Tahkim Komisyonu veya mahkeme yoluyla ileri sürülebilmektedir. Sigorta şirketlerinin haksız ret uygulamaları veya düşük teklif stratejileri, mağdurların bilmesi gereken yaygın sorunlar arasında yer almaktadır.

Güvence Hesabı, zorunlu trafik sigortası bulunmayan veya tespit edilemeyen araçların karıştığı kazalarda, çalınmış araçlarla yapılan kazalarda ve sigorta şirketinin iflas etmesi halinde devreye giren özel bir tazminat mekanizmasıdır. Güvence Hesabı'na başvuru, zarar görenin mağduriyetinin giderilmesi açısından önemli bir güvence sağlamaktadır.

Zamanaşımı Süreleri ve Hak Düşürücü Süreler

Trafik kazası tazminat davalarında zamanaşımı süreleri, 2918 sayılı KTK m. 109 ve TBK m. 72 hükümlerinde düzenlenmiştir. Genel kural olarak tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde kaza tarihinden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğramaktadır. Ancak trafik kazası aynı zamanda bir ceza hukuku suçu teşkil ediyorsa ve ceza zamanaşımı süresi daha uzunsa, tazminat davası için de ceza zamanaşımı süresi uygulanmaktadır.

Ceza zamanaşımı süresinin uygulanması, trafik kazası mağdurları için önemli bir avantaj sağlamaktadır. Taksirle yaralama veya taksirle ölüme neden olma suçlarında ceza zamanaşımı süreleri, genel hukuk zamanaşımından daha uzun olabilmektedir. Bu nedenle 2 yıllık genel zamanaşımı süresinin dolmuş olması, ceza zamanaşımı süresi dolmamışsa tazminat talebini engellemeyecektir.

Sigorta şirketine karşı açılacak davalarda zamanaşımı süresi ayrıca değerlendirilmelidir. KTK m. 109/2 uyarınca motorlu araç kazalarından doğan maddi zararlar nedeniyle sigorta şirketine karşı açılacak tazminat davalarında da aynı zamanaşımı süreleri geçerlidir. Ancak sigorta şirketine yapılan başvuru, zamanaşımını kesen bir işlem niteliğindedir.

Zamanaşımı sürelerinin dolmasının engellenmesi için zamanında hareket etmek hayati önem taşımaktadır. Dava açılması veya arabuluculuk başvurusu yapılması zamanaşımını kesmekte veya durdurmaktadır. Mağdurların kazanın ardından mümkün olan en kısa sürede hukuki süreç başlatmaları, hem delillerin kaybolma riskinin azaltılması hem de zamanaşımı sürelerinin kaçırılmaması açısından önerilmektedir.

Trafik Kazasında Cezai Sorumluluk ve Tazminat İlişkisi

Trafik kazaları, aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında suç teşkil edebilmektedir. Taksirle yaralama (TCK m. 89) ve taksirle ölüme neden olma (TCK m. 85) suçları, trafik kazalarında en sık karşılaşılan ceza hukuku düzenlemeleridir. Ceza davası ile tazminat davası birbirinden bağımsız süreçlerdir; ancak ceza davasının sonucu tazminat davasını dolaylı olarak etkileyebilmektedir. Adalet Bakanlığı resmi web sitesinden yargı süreçleri hakkında genel bilgi edinebilirsiniz.

Ceza mahkemesinin kusur tespitine ilişkin kararı, hukuk mahkemesini bağlamamaktadır. Ancak ceza mahkemesinde kesinleşen maddi olgular (kazanın oluş şekli, alkol kullanımı gibi) hukuk mahkemesince de esas alınmaktadır. Bilinçli taksir halinde ceza miktarı artırılmakta olup bu durum manevi tazminat miktarının belirlenmesinde de dikkate alınabilmektedir.

Alkollü veya ehliyetsiz araç kullanımı, trafik kazası tazminatında özel sonuçlar doğurmaktadır. Alkollü araç kullanımı nedeniyle meydana gelen kazalarda zorunlu trafik sigortası mağdura ödeme yapmakta ancak ödenen tutarı sigortalıya rücu etme hakkına sahip olmaktadır. Ehliyetsiz araç kullanımı durumunda da benzer rücu mekanizmaları işlemektedir.

Kaçma (olay yerinden ayrılma), trafik kazalarında hem cezai hem de hukuki sonuçları ağırlaştıran bir davranıştır. TCK m. 97 uyarınca yaralanan kişiye yardım etmeden olay yerinden ayrılma ayrı bir suç olarak düzenlenmiştir. Hukuki açıdan ise kaçmanın kusur değerlendirmesinde ağırlaştırıcı bir etken olarak dikkate alınması söz konusudur.

Trafik Kazası Mağduru musunuz?

Maddi ve manevi tazminat haklarınız, sigorta başvurusu ve dava süreciniz için yanınızdayız.

Ölümlü Trafik Kazalarında Hukuki Süreç

Ölümlü trafik kazaları, hukuki sürecin en karmaşık ve en hassas olduğu kaza türüdür. Hayatını kaybeden kişinin yakınları, destekten yoksun kalma tazminatı, manevi tazminat, cenaze ve defin giderleri ile ölümden hemen önce tedavi yapılmışsa tedavi giderlerini talep edebilmektedir. Her bir hak sahibi için ayrı ayrı hesaplama yapılması gerekmekte olup eşin, çocukların ve anne-babanın tazminat hakları farklı kriterlere göre belirlenmektedir.

Ölümlü kazalarda mirasçılık belgesi (veraset ilamı) alınması, tazminat taleplerinin ileri sürülebilmesi için ön koşuldur. Mirasçılık belgesi, noter veya sulh hukuk mahkemesinden temin edilmektedir. Destekten yoksun kalma tazminatı hakkı, mirasçılık hakkından bağımsız bir haktır; bu nedenle yasal mirasçı olmayan ancak fiili destek ilişkisi bulunan kişiler de tazminat talep edebilmektedir.

Ölümlü kazalarda SGK tarafından yapılan ödemeler (ölüm aylığı, cenaze yardımı) tazminat hesabında dikkate alınmaktadır. SGK, kusurlu tarafa rücu hakkını kullanarak yaptığı ödemelerin iadesini talep edebilmektedir. Bu nedenle hesaplamada SGK ödemelerinin mahsup edilmesi ve net tazminat tutarının doğru belirlenmesi büyük önem taşımaktadır.

Ölümlü kazalarda ceza davasının takibi de hukuki sürecin önemli bir parçasıdır. Mağdur yakınları, ceza davasına katılma (müdahil olma) talebinde bulunabilmektedir. Ceza davasının sonucu, tazminat davasını doğrudan etkilememekle birlikte kusur tespiti ve maddi olguların belirlenmesi bakımından önem taşımaktadır.

Trafik Kazasında Kusur Tespiti ve Bilirkişi İncelemesi

Trafik kazasında kusur tespiti, tazminat hesaplamasının ve hukuki sorumluluğun belirlenmesinin temel dayanağını oluşturmaktadır. Kusur oranları, kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporu ve mahkeme değerlendirmesi aracılığıyla belirlenmektedir. Kaza tespit tutanağı, kazanın hemen ardından kolluk kuvvetleri tarafından düzenlenmekte ve kazanın oluş şeklini, tarafların konumlarını, yol koşullarını ve trafik işaretlerini kayıt altına almaktadır. Ancak kaza tespit tutanağındaki kusur değerlendirmesi kesin bağlayıcı olmayıp mahkemece yeniden değerlendirilebilmektedir.

Bilirkişi incelemesi, trafik kazası davalarında kusur tespitinin en güvenilir aracıdır. Mahkeme tarafından atanan trafik bilirkişisi, kaza yerini, araçların hasar durumunu, fren izlerini, yol geometrisini, hız analizini ve trafik kurallarının ihlal durumunu inceleyerek detaylı bir rapor hazırlamaktadır. Bilirkişi raporu, kazanın oluş mekanizmasını bilimsel ve teknik verilerle ortaya koymakta ve tarafların kusur oranlarını yüzdelik olarak belirlemektedir.

Müterafik kusur, kazanın birden fazla kişinin kusuruyla meydana gelmesi halinde söz konusu olmaktadır. Karşı aracın sürücüsü, yolcu, yaya ve hatta yol bakımından sorumlu kuruluşlar kusur payına sahip olabilmektedir. Sürücünün emniyet kemeri takmayan yolcuya karşı sorumluluğu, yolcunun kendi kusuruyla sınırlanabilmektedir. Yaya kusuru da tazminat hesabında dikkate alınmakta olup kırmızı ışıkta geçen veya karşıdan karşıya uygunsuz geçiş yapan yayanın kusur oranı belirlenmektedir.

Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. ve devamı maddeleri, motorlu araç işletenlerin kusursuz sorumluluğunu düzenlemektedir. Buna göre bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına ya da bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan birlikte sorumludur. Bu sorumluluk, kusursuz sorumluluk niteliğinde olup işletenin kurtuluş beyyinesi (kanıtı) getirmesi ancak sınırlı hallerde mümkündür. Trafik düzenlemelerinin detaylarına mevzuat.gov.tr üzerinden erişilebilmektedir.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı

Destekten yoksun kalma tazminatı, trafik kazası sonucunda hayatını kaybeden kişinin sağlığında fiilen destek sağladığı kişilerin uğradığı maddi kaybın karşılanması amacıyla talep edilen tazminat türüdür. Türk Borçlar Kanunu m. 53/3 uyarınca ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar tazmin edilmektedir. Destekten yoksun kalma tazminatı, miras hukukundaki mirasçılık kavramından bağımsızdır; yasal mirasçı olmayan ancak ölenin fiili desteğinden yararlanan kişiler de bu tazminatı talep edebilmektedir.

Destekten yoksun kalma tazminatı hak sahipleri arasında ölenin eşi, çocukları, anne ve babası en yaygın talep edenler olarak karşımıza çıkmaktadır. Nişanlı, birlikte yaşanan kişi ve ölenin düzenli maddi destek sağladığı diğer kişiler de belirli koşulların varlığında tazminat talep edebilmektedir. Hak sahipliğinin tespitinde, ölenle destek ilişkisinin fiilen var olduğunun ispatlanması gerekmektedir. Bu ispat, tanık beyanları, banka hareketleri, düzenli para transferleri ve birlikte yaşam belgeleri gibi delillerle sağlanmaktadır.

Tazminat hesaplamasında aktüeryal yöntemler kullanılmaktadır. Hesaplamada ölenin yaşı, geliri, muhtemel yaşam süresi (TRH 2010 yaşam tablosu esas alınmaktadır), hak sahiplerinin yaşları, destek payı oranları ve iskonto oranı gibi parametreler dikkate alınmaktadır. Destek payı oranları, ölenin aile yapısına göre belirlenmektedir. Eş için genellikle gelirin %25-30'u, her bir çocuk için %10-15'i ve anne-baba için %5-10'u oranında destek payı kabul edilmektedir. Çocukların destek payı, ergin olacakları yaşa kadar hesaplanmakta; ancak eğitim devam ediyorsa eğitim bitimine kadar uzatılabilmektedir.

SGK tarafından bağlanan ölüm aylığı, destekten yoksun kalma tazminatı hesabında mahsup edilmektedir. SGK ölüm aylığının peşin sermaye değeri hesaplanarak toplam tazminat tutarından düşülmektedir. Bu mahsup işlemi, mükerrer ödemenin önlenmesi amacıyla yapılmaktadır. Ancak manevi tazminattan SGK ödemelerinin mahsup edilmesi söz konusu değildir. Destekten yoksun kalma tazminatı hesaplamasında bilirkişi raporu büyük önem taşımakta olup rapora itiraz hakları saklıdır. Tazminat hukuku düzenlemelerine mevzuat.gov.tr üzerinden ulaşılabilmektedir.

Trafik Kazası Sonrası Sigorta Başvuru Süreci

Trafik kazası sonrası sigorta başvurusu, tazminat sürecinin ilk ve en kritik adımlarından birini oluşturmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu çerçevesinde trafik kazası mağdurlarının doğrudan sigorta şirketine başvuru hakkı bulunmaktadır. Zorunlu mali sorumluluk sigortası (trafik sigortası) kapsamında zarar gören, doğrudan karşı tarafın sigorta şirketine başvuru yapabilmektedir. Bu doğrudan başvuru hakkı, mağdurun tazminat sürecini hızlandırmak amacıyla kanun tarafından tanınmış bir haktır.

Sigorta başvurusunda sunulması gereken belgeler arasında kaza tespit tutanağı veya trafik kazası bilirkişi raporu, sürücü belgeleri, araç ruhsatları, sigorta poliçeleri, hasar fotoğrafları, sağlık raporları ve tedavi belgeleri yer almaktadır. Maddi hasarlı kazalarda tarafların birlikte doldurduğu kaza tespit tutanağı yeterli olabilmektedir. Yaralamalı ve ölümlü kazalarda ise kolluk kuvvetleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı esas alınmaktadır. Başvurunun eksiksiz yapılması, değerlendirme sürecinin hızlı ilerlemesi açısından büyük önem taşımaktadır.

Sigorta şirketi, başvuruyu aldıktan sonra belirli bir süre içinde değerlendirme yaparak tazminat teklifinde bulunmakla yükümlüdür. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca sigorta şirketi, gerekli belgelerin eksiksiz sunulmasından itibaren en geç 15 gün içinde tazminat ödemesi yapmak veya gerekçeli ret kararı bildirmek zorundadır. Süresinde ödeme yapılmaması halinde temerrüt faizi işlemektedir. Sigorta şirketinin teklif ettiği tazminat miktarının yetersiz bulunması halinde mağdur, teklifi reddetme ve dava yoluna başvurma hakkına sahiptir.

Kasko sigortası başvurusu, zorunlu trafik sigortasından farklı bir süreçtir. Kasko sigortası, sigortalının kendi aracındaki hasarı ve belirli ek teminatlardaki kayıpları karşılamaktadır. Kasko başvurusunda hasar ihbar süresi genellikle 5 iş günüdür. Eksper incelemesi sonucunda hasar tutarı belirlenmekte ve poliçe kapsamındaki teminatlar çerçevesinde ödeme yapılmaktadır. Değer kaybı tazminatı ise zorunlu trafik sigortasından talep edilebilmekte olup araçta kaza sonrası oluşan piyasa değer düşüklüğünü karşılamaktadır. Sigorta uyuşmazlıklarında Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru da alternatif bir çözüm yolu olarak bulunmaktadır. Sigortacılık mevzuatına mevzuat.gov.tr üzerinden erişilebilmektedir.

Trafik Kazası Tazminat Davasının Yargılama Süreci

Trafik kazası tazminat davası açılmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekmektedir. 7155 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme uyarınca, sigorta şirketlerine karşı açılacak tazminat davalarında dava şartı olarak arabuluculuk öngörülmüştür. Arabuluculuk süreci, başvurudan itibaren en fazla altı hafta içinde sonuçlandırılmalıdır. Tarafların arabuluculuk sürecinde anlaşmaya varması halinde düzenlenen anlaşma belgesi, ilam niteliğinde kabul edilmektedir. Anlaşma sağlanamaması halinde ise son tutanağın düzenlenmesiyle birlikte dava açma hakkı doğmaktadır.

Tazminat davasında görevli mahkeme, talep edilen tazminat miktarına bakılmaksızın asliye hukuk mahkemesi veya asliye ticaret mahkemesidir. Sigorta şirketine karşı açılacak davalarda asliye ticaret mahkemesi görevli iken kazaya sebebiyet veren kişiye karşı açılacak davalarda asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Yetkili mahkeme ise kazanın meydana geldiği yer mahkemesi, davalının yerleşim yeri mahkemesi veya sigortacının merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir. Davacı, bu yetkili mahkemelerden birini tercih ederek davasını açabilmektedir.

Yargılama sürecinde bilirkişi incelemesi, trafik kazası tazminat davalarının en kritik aşamasını oluşturmaktadır. Kusur tespiti için trafik bilirkişisi, maluliyet oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu ve tazminat hesaplaması için aktüerya bilirkişisi görevlendirilmektedir. Adli Tıp Kurumu'nun maluliyet raporu, tazminat hesaplamasının temelini oluşturmaktadır. Aktüerya bilirkişisi, maluliyet oranı, mağdurun yaşı, geliri ve muhtemel yaşam süresini dikkate alarak progresif rant yöntemiyle tazminat miktarını hesaplamaktadır. Bilirkişi raporlarına taraflarca itiraz edilmesi halinde ek rapor veya yeni bilirkişi incelemesi istenebilmektedir.

Trafik kazası tazminat davalarında zamanaşımı süresi, özenle takip edilmesi gereken önemli bir konudur. Borçlar Kanunu m. 72 uyarınca tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yıl geçmesiyle zamanaşımına uğramaktadır. Ancak trafik kazası bir suç teşkil ediyorsa ceza zamanaşımı süresi uygulanmakta olup bu süre genellikle daha uzundur. Ölümlü trafik kazalarında ceza zamanaşımı süresi on beş yıla kadar uzayabilmektedir. Zamanaşımı süresinin hesaplanmasında kaza tarihinin mi yoksa zararın öğrenildiği tarihin mi esas alınacağı, somut olayın koşullarına göre değerlendirilmektedir. Trafik kazası tazminatına ilişkin mevzuata mevzuat.gov.tr üzerinden erişilebilmektedir.

Trafik Kazası Sonrası Yapılması Gerekenler

Trafik kazası sonrasında atılacak ilk adımlar, hem can güvenliği hem de ileride açılabilecek tazminat davası açısından belirleyici öneme sahiptir. Kaza anında öncelikle yaralıların durumu değerlendirilmeli ve acil sağlık hizmetleri çağrılmalıdır. Kaza yerinin güvenliğinin sağlanması amacıyla reflektör ve uyarı işaretlerinin yerleştirilmesi yasal bir zorunluluktur. Araçların kaza pozisyonlarının fotoğraf ve video ile belgelenmesi, kusur tespitinde kritik delil niteliği taşımaktadır. Kazanın derhal kolluk kuvvetlerine bildirilmesi ve kaza tespit tutanağı düzenlenmesi gerekmektedir.

Kaza tespit tutanağının içeriği, tazminat davasının seyrini doğrudan etkileyen en önemli belgelerden biridir. Tutanakta kazanın oluş şekli, tarafların kusur oranları, yol ve hava koşulları, trafik işaretlerinin durumu ve tanık bilgileri yer almaktadır. Maddi hasarlı kazalarda tarafların anlaşması halinde kaza tespit tutanağı taraflar arasında da düzenlenebilmektedir. Ancak yaralamalı ve ölümlü kazalarda tutanağın mutlaka trafik polisi veya jandarma tarafından hazırlanması zorunludur. Tutanaktaki kusur oranına itiraz eden taraf, bu itirazını dava sürecinde bilirkişi incelemesiyle destekleyebilmektedir.

Sağlık raporu ve tedavi belgelerinin eksiksiz olarak toplanması, tazminat hesaplamasının doğru yapılabilmesi için vazgeçilmez bir gerekliliktir. Kaza sonrası ilk müdahale raporu, hastane yatış ve çıkış özetleri, ameliyat raporları ve fizik tedavi kayıtları muhafaza edilmelidir. Maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenmesi, maddi tazminat hesaplamasının temelini oluşturmaktadır. Geçici iş göremezlik süresi boyunca uğranılan gelir kaybının belgelenmesi de tazminat talebinin önemli bir unsurunu teşkil etmektedir. Tedavi sürecinde yapılan tüm harcamaların fatura ve makbuzlarla belgelenmesi gerekmektedir.

Sigorta şirketine yapılacak başvurunun zamanında ve usulüne uygun biçimde gerçekleştirilmesi, tazminat hakkının korunması açısından büyük önem taşımaktadır. Zorunlu trafik sigortası kapsamında hasarın ihbar edilmesi için yasal süre kaza tarihinden itibaren on beş iş günüdür. Sigorta şirketi, hasar ihbarını aldıktan sonra kırk beş gün içinde tazminat ödemesini gerçekleştirmek zorundadır. Ödemenin yapılmaması veya eksik ödeme yapılması halinde Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru yolu açıktır. Borçlar Kanunu ve Karayolları Trafik Kanunu hükümleri çerçevesinde tazminat hakları güvence altına alınmıştır.

Sıkça Sorulan Sorular

Trafik kazası tazminatı nasıl hesaplanır?

Trafik kazası tazminatı; maddi tazminat, manevi tazminat ve destekten yoksun kalma tazminatı olarak üç ana kalemden oluşur. Maddi tazminat tedavi giderleri, iş gücü kaybı, kazanç kaybı ve araç hasarını kapsar. Manevi tazminat, olayın ağırlığı ve tarafların kusur oranına göre mahkemece takdir edilir. Hesaplama aktüeryal bilirkişi raporuna göre yapılır.

Trafik kazasında sigorta şirketine nasıl başvurulur?

Kusurlu aracın zorunlu trafik sigortasına kaza tespit tutanağı, sağlık raporları ve hasar belgeleri ile başvuru yapılır. Sigorta şirketi, başvurudan itibaren 15 iş günü içinde ödeme yapmak veya gerekçeli ret bildirmek zorundadır. Teklif edilen tutar kabul edilmezse Sigorta Tahkim Komisyonu'na veya mahkemeye başvurulabilir.

Destekten yoksun kalma tazminatı nedir?

Destekten yoksun kalma tazminatı, ölümlü trafik kazalarında hayatını kaybeden kişinin bakmakla yükümlü olduğu veya fiilen destek sağladığı yakınlarına ödenen tazminattır. Eş, çocuklar, anne-baba ve fiili destek ilişkisi bulunan diğer kişiler bu tazminattan yararlanabilir. Hesaplamada ölenin yaşı, geliri, destek payı oranı ve muhtemel yaşam süresi dikkate alınır.

Trafik kazası tazminat davası ne kadar sürer?

Trafik kazası tazminat davaları ortalama 12-24 ay sürmektedir. Bilirkişi raporlarının hazırlanması, Adli Tıp Kurumu'ndan maluliyet raporu beklenmesi ve sigorta şirketi savunmaları süreyi uzatabilir. İstinaf ve temyiz süreçleri dahil edildiğinde toplam süre 2-3 yıla uzayabilmektedir.

Trafik kazasında zamanaşımı süresi ne kadardır?

Genel zamanaşımı süresi, zarar ve sorumluyu öğrenmeden itibaren 2 yıl, her halde kaza tarihinden itibaren 10 yıldır. Ancak kaza aynı zamanda ceza hukuku suçu oluşturuyorsa ve ceza zamanaşımı daha uzunsa, o süre uygulanır. Taksirle ölüme neden olma suçunda ceza zamanaşımı 15 yıldır.

Manevi tazminat miktarı nasıl belirlenir?

Manevi tazminat miktarı mahkemenin takdirindedir. Olayın ağırlığı, kusur oranı, zarar görenin yaşı, yaralanmanın kalıcılığı, tarafların ekonomik durumu ve olayın yarattığı psikolojik travma gibi kriterler değerlendirilerek hakkaniyet ilkesine uygun bir miktar belirlenir.

Sonuç: Trafik Kazası Tazminat Haklarınızı Koruyun

Trafik kazası tazminatı, mağdurların uğradığı maddi ve manevi zararların telafisi için hayati bir hukuki mekanizmadır. Kaza sonrası doğru adımların atılması, delillerin eksiksiz toplanması, sigorta başvuru sürelerinin kaçırılmaması ve zamanaşımı sürelerinin dikkatle takip edilmesi, tazminat haklarının tam olarak kullanılabilmesi için zorunludur. 2026 yılı itibarıyla güncellenen sigorta teminat limitleri ve mevzuat değişiklikleri, profesyonel hukuki destek alma ihtiyacını artırmaktadır.

Büromuz, trafik kazası tazminat alanındaki deneyimi ile sigorta şirketi başvurularından mahkeme sürecine kadar tüm aşamalarda müvekkillerine kapsamlı hukuki destek sunmaktadır. Maddi tazminat, manevi tazminat ve destekten yoksun kalma tazminatı hesaplamalarında güncel mevzuat ve içtihat bilgimizle hak kayıplarının önlenmesini sağlamaktayız.

Trafik kazası mağduru olmanız halinde en kısa sürede hukuki süreç başlatmanız, hem delil güvenliğinin sağlanması hem de zamanaşımı sürelerinin korunması açısından büyük önem taşımaktadır. İlk değerlendirme görüşmemiz için bize ulaşabilirsiniz.

Trafik kazası sonrası haklarınız konusunda detaylı bilgi edinmek ve güncel mevzuatı takip etmek için mevzuat.gov.tr adresini ziyaret edebilirsiniz. Ayrıca adalet.gov.tr üzerinden yargı süreçleri hakkında genel bilgiye ulaşabilirsiniz.

Tazminat Haklarınızı Savunun

Trafik kazası tazminatı, sigorta başvurusu ve dava süreçlerinde yanınızdayız.

Bu makale Mart 2026 itibarıyla güncel mevzuat ve uygulamalar doğrultusunda hazırlanmıştır. Hukuki düzenlemeler değişkenlik gösterebileceğinden, güncel bilgi için profesyonel danışmanlık almanız önerilir. Bu içerik bilgilendirme amaçlı olup hukuki tavsiye niteliğinde değildir.

↩ Tüm Makaleler
← Önceki Makale
Trafik Cezasına İtiraz: Kapsamlı Rehber 2026
Sonraki Makale →
Tuketici Haklari: Ayipli Mal Rehberi 2026

Hukuki Surecte Profesyonel Destek

Turk hukuk sisteminde usul kurallarina tam uyum gerektiren karmasik yapilar mevcuttur. Dilekcelerin yasal sureler icinde dogru mahkemeye eksiksiz icerikle sunulmasi, delillerin hukuka uygun bicimde toplanmasi ve dosyaya eklenmesi, durusmalarda etkin savunma yapilmasi — tum bu adimlar hem teknik bilgi hem de deneyim gerektirir. Itiraz sureleri son derece kisitlidir: icra takibine itiraz icin 7 gun, istinaf icin 2 hafta, temyiz icin 2 hafta gibi sureler gecikmeksizin hareket edilmesini zorunlu kilar.

Turk yargi teskilati uc dereceli bir yapiya sahiptir: Ilk derece mahkemeleri, istinaf mahkemeleri (Bolge Adliye Mahkemeleri) ve Yargitay. 2016 yilinda hayata gecirilen istinaf sistemi hem temyiz yukunu azaltmis hem de davalarin daha hizli sonuclanmasina katki saglamistir. Anayasa Mahkemesi bireysel basvuru yolu ise 2012'den bu yana vatandaslarin temel haklarini ic hukuk yollarini tukettikten sonra Anayasa duzeyinde koruma altina almasina imkan tanimaktadir.

Arabuluculuk kurumu, 2018'den itibaren is hukuku uyusmazliklarinda, 2019'dan itibaren ticari davalarda, 2023'ten itibaren ise kira ve tahliye uyusmazliklarinda dava acmanin on kosulu haline gelmistir. Zorunlu arabuluculuk, taraflarin mahkemeye gitmeden once bir arabulucu araciligiyyla uzlasma imkanini degerlendirmesini saglar. Arabuluculuk sonucunda varilan anlasma mahkeme karari niteligindedir.

Zamanasimu sureleri, hak kayiplarinin en yaygin nedenlerinden biridir. Alacak davalarinda genel zamanasimu 10 yil olmakla birlikte, is hukuku alacaklari icin 5 yil, trafik kazasi tazminati icin yaralamalı davalarda 8 yil, olumlu davalarda 15 yil gibi ozel sureler uygulanmaktadir. Sure hesaplamasi olayin ogrenilmesi veya gerceklesmesine bagli olarak degiskenlik gosterebilir.

Delil toplama surecinde hukuka aykiri yollarla elde edilen deliller mahkemede kabul gormez. Dijital delillerin (ekran goruntusu, mesaj kayitlari, e-posta) usulune uygun bicimde noter araciligi ile ya da bilirkisi raporu ile tespitinin yaptirilmasi delil gecerliligi acisindan buyuk onem tasir. Elektronik deliller gunumuzde giderek daha fazla onem kazanmakta olup UYAP sistemi uzerinden dava takibi ve dilekce gonderimi gibi islemler elektronik ortamda gerceklestirilmektedir.

Istanbul'da Hukuki Hizmetler

Istanbul Turkiye'nin ekonomik ve hukuki merkezi olarak ulkedeki davalarin buyuk bolumune ev sahipligi yapmaktadir. Anadolu ve Avrupa yakasindaki mahkemeler farkli yargi cevrelerine sahip olup yerel prosedurler ve ictihat birikimi acisindan belirli farkliliklar gosterebilir. Bu nedenle Istanbul'da yerel deneyimi bulunan bir avukatla calismak sureclerin hizli ve etkin yurutulmesi bakimindan kritik onem tasir.

Buromuz Acibadem Mahallesi Kadikoy'de konusllanmis olup Anadolu yakasinin tum mahkemelerine yakin mesafededir. Muvekkillerin farkli bolgelerdeki uyusmazliklari icin Istanbul'un her iki yakasinda aktif dava takibi yapilmaktadir. Aile hukuku, miras hukuku, gayrimenkul hukuku, ceza hukuku, is hukuku ve ticaret hukuku basta olmak uzere pek cok alanda kapsamli hizmet sunulmaktadir.

Turkiye'de avukatlik meslegi 1136 sayili Avukatlik Kanunu cercevesinde duzenlenmektedir. Avukatlar bagli olduklari baro tarafindan sicile kayit yaptirarak meslegi icra eder. Muvekkiller avukatlarinin baro sicil numarasini ilgili baro uzerinden sorgulayabilir. Vekalet iliskisi noterden duzenlenen vekaletname ile kurulur. Gizlilik ilkesi avukat-muvekkil iliskisinin temel guvencesidir.

Avukatlik ucretleri Turkiye Barolar Birligi tarafindan her yil yayimlanan Asgari Ucret Tarifesi esas alinarak belirlenir. Taraflar bu tarifenin uzerinde serbestce anlasabilir ancak altinda ucret kararlastirilamaz. Davanin kazanilmasi halinde karsi tarafa yargilama giderleri ve vekalet ucreti yukletilmektedir.

Sadaret Hukuk ve Danismanlik olarak muvekkillerimize her asamada hukuki rehberlik sunuyor dava stratejisini titizlikle belirliyor ve haklarinizi en etkin bicimde savunuyoruz. Ilk gorusme icin bugun iletisime gecin: +90 531 500 03 76 veya WhatsApp. Ilgili mevzuata mevzuat.gov.tr uzerinden ulasabilirsiniz.