Tapu devri, Türk hukukunda taşınmaz mülkiyetinin bir kişiden diğerine geçirilmesini ifade eden temel bir hukuki işlemdir. 2644 sayılı Tapu Kanunu ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, tapu devri işlemlerinin hukuki çerçevesini oluşturmaktadır. Türk hukukunda taşınmaz mülkiyetinin devri, tapu siciline tescil ile gerçekleşmektedir. Tescil yapılmadıkça mülkiyet alıcıya geçmez; bu nedenle tapu devri işlemi, gayrimenkul alım satımının en kritik aşamasıdır.
Tapu devri işlemleri, satış, bağış (hibe), miras intikali, trampa (takas), cebri icra yoluyla devir ve mahkeme kararıyla tescil gibi farklı türlerde gerçekleştirilebilir. Her bir devir türünün kendine özgü koşulları, gerekli belgeleri ve harç oranları bulunmaktadır. Bu rehberde, tapu devri işlemlerinin tüm türlerini, gerekli belgeleri, harç ve masrafları, dikkat edilmesi gereken hukuki hususları ve olası sorunların çözüm yollarını kapsamlı biçimde ele alacağız.
Tapu devri işlemlerinde hata yapılması, ciddi hukuki ve mali sonuçlara yol açabilmektedir. Eksik veya yanlış belgelerle yapılan başvurular işlemin gecikmesine neden olabilir; tapu harcının eksik ödenmesi ek cezai yaptırımlara yol açabilir; tapu kayıtlarındaki hatalar ise uzun soluklu dava süreçlerini gerektirebilir. Bu nedenle tapu devri sürecinin her aşamasının dikkatle yürütülmesi büyük önem taşımaktadır.
Türk hukukunda taşınmaz mülkiyetinin devri, tescil ilkesine dayanmaktadır. Taşınmaz mülkiyeti, tapu siciline tescil ile kazanılır ve tescil olmaksızın mülkiyet geçmez. Bu ilke, Türk Medeni Kanunu'nun 705. maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Tescilsiz iktisap hâlleri (miras, mahkeme kararı, cebri icra ve kamulaştırma gibi) istisnai durumlar olup, bu hâllerde de mülkiyetin üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi için tescilin yapılması gerekmektedir. Tapu sicilinin aleniliği ilkesi uyarınca, herkes tapu sicilindeki kayıtları inceleme hakkına sahiptir ve tapu sicilindeki kayıtları bilmediğini ileri süremez.
Tapu müdürlükleri, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne bağlı olarak faaliyet gösteren ve taşınmaz mülkiyetine ilişkin tescil işlemlerini yürüten kamu birimleridir. Türkiye genelinde her ilçede en az bir tapu müdürlüğü bulunmakta olup, büyük ilçelerde birden fazla tapu müdürlüğü faaliyet gösterebilmektedir. Tapu müdürlüklerinde yapılan işlemler, resmi senet düzenlenmesi suretiyle gerçekleştirilmekte ve tapu müdürü veya yetkili personel tarafından onaylanmaktadır.
Tapu Devri Türleri: Satış, Bağış, Miras ve Trampa
Satış yoluyla tapu devri, en yaygın tapu devir türüdür. Alıcı ve satıcının anlaşması üzerine taşınmazın mülkiyeti, tapu müdürlüğünde yapılan resmi senet düzenlenmesi ve tescil işlemi ile alıcıya geçmektedir. Satış işleminde her iki tarafın da tapu müdürlüğünde hazır bulunması veya vekâletname ile temsil edilmesi gerekmektedir. Satış bedeli, resmi senette açıkça belirtilmeli ve tapu harcı bu bedel üzerinden hesaplanmalıdır.
Bağış (hibe) yoluyla tapu devri, taşınmaz malikinin mülkiyeti karşılıksız olarak bir başkasına devretmesidir. Bağış işleminde de tapu müdürlüğünde resmi senet düzenlenmesi ve tescil yapılması gerekmektedir. Bağış yoluyla yapılan devirlerde de tapu harcı ödenmesi zorunludur; ancak harç matrahı emlak beyan değeri üzerinden hesaplanmaktadır. Bağış işleminin mirasçıların saklı paylarını ihlal etmesi durumunda, mirasçıların tenkis davası açma hakkı bulunmaktadır.
Miras yoluyla tapu devri (veraset intikali), murisin (ölen kişinin) taşınmaz mallarının mirasçılara geçmesini ifade eder. Miras yoluyla intikal, murisin ölümü ile kendiliğinden gerçekleşir; ancak tapu kaydının mirasçılar adına düzeltilmesi için tapu müdürlüğüne başvuru yapılması gerekmektedir. Veraset intikali için veraset ilamı (mirasçılık belgesi) veya noter veya sulh hukuk mahkemesi tarafından düzenlenen mirasçılık belgesi gerekmektedir. Ayrıca veraset ve intikal vergisi beyannamesi verilmesi ve verginin ödenmesi zorunludur.
Trampa (takas) yoluyla tapu devri, iki taşınmaz malikinin karşılıklı olarak taşınmazlarını değiştirmesidir. Trampa işleminde her iki taşınmazın da tapu devri aynı anda gerçekleştirilir. Taşınmazların değerleri arasında fark bulunması hâlinde, fark bedeli ayrıca ödenir. Trampa işleminde de tapu harcı her iki taşınmaz için ayrı ayrı hesaplanır ve ödenir.
Cebri icra yoluyla devir, borçlunun taşınmazının icra müdürlüğü tarafından satılarak alacaklının alacağının karşılanmasını ifade eder. İcra yoluyla satışta tapu devri, ihale ile alıcıya geçer ve icra müdürlüğünün yazısı üzerine tapu müdürlüğünce tescil yapılır.
Tapu Müdürlüğü Başvurusu ve Gerekli Belgeler
Tapu devri işlemi için tapu müdürlüğüne başvuru yapılması gerekmektedir. Başvuru, taşınmazın bulunduğu yerdeki tapu müdürlüğüne veya herhangi bir tapu müdürlüğüne (yetki alanı genişletilmiş müdürlüklerde) yapılabilir. Başvuru için önceden e-Devlet sistemi üzerinden veya ALO 181 hattından randevu alınması gerekmektedir.
Satış yoluyla tapu devri için gerekli belgeler şunlardır:
- Kimlik belgesi: Alıcı ve satıcının T.C. kimlik kartı veya pasaportu. Yabancı uyruklu kişilerde pasaport ve noter onaylı Türkçe tercümesi.
- Tapu senedi veya tapu kayıt örneği: Taşınmazın mevcut tapu senedi. Tapu senedi kaybolmuşsa tapu kayıt örneği kullanılabilir.
- Zorunlu deprem sigortası (DASK) poliçesi: Konut ve işyeri niteliğindeki binalar için zorunlu deprem sigortası yaptırılmış olmalıdır.
- Emlak beyan değeri belgesi: Taşınmazın bulunduğu belediyeden alınan emlak beyan değerini gösteren belge.
- Vesikalık fotoğraf: Alıcı ve satıcının birer adet vesikalık fotoğrafı.
- Vergi kimlik numarası: Yabancı alıcılar için vergi kimlik numarası alınması gerekebilir.
- Vekâletname: Taraflardan biri vekil aracılığıyla işlem yapacaksa, noter onaylı özel vekâletname gerekmektedir.
Bağış işlemi için de benzer belgeler gerekli olmakla birlikte, bağış sözleşmesinin düzenlenmesi gerekmektedir. Miras intikali için ise veraset ilamı veya mirasçılık belgesi, veraset ve intikal vergisi ilişik kesme belgesi ve mirasçıların kimlik belgeleri gerekmektedir.
Tapu müdürlüğüne başvuru yapıldıktan sonra, tapu müdürü veya yetkilisi tarafından işlem incelenir, belgeler kontrol edilir ve taraflara resmi senet imzalatılır. Resmi senedin imzalanmasının ardından tapu siciline tescil yapılır ve mülkiyet alıcıya geçer. Yeni tapu senedi, alıcıya verilir.
Tapu Harcı Oranları ve Masraflar
Tapu devri işlemlerinde çeşitli harç ve masraflar ödenmesi gerekmektedir. Bu masrafların önceden hesaplanması, alım satım sürecinin sağlıklı yürütülmesi açısından önemlidir.
Tapu harcı, tapu devir işlemlerinde en önemli maliyet kalemidir. Satış yoluyla tapu devrinde tapu harcı oranı, satış bedeli üzerinden alıcı ve satıcı için ayrı ayrı %2 olmak üzere toplam %4'tür. Yani alıcı satış bedelinin %2'sini, satıcı da satış bedelinin %2'sini tapu harcı olarak öder. Uygulamada taraflar harç paylaşımı konusunda farklı anlaşmalar yapabilmektedir; ancak yasal olarak her iki taraf da kendi payından sorumludur.
Tapu harcının hesaplanmasında, satış bedelinin resmi senette beyan edilen değeri esas alınır. Ancak beyan edilen değer, taşınmazın emlak beyan değerinden düşük olamaz. Emlak beyan değerinin altında bir bedel beyan edilmesi hâlinde, tapu müdürlüğü işlemi kabul etmez. Beyan edilen satış bedelinin gerçek satış bedelinden düşük gösterilmesi, vergi kaçakçılığı suçunu oluşturabilir ve ağır mali yaptırımlara yol açabilir.
Döner sermaye ücreti, tapu müdürlüğünce yapılan işlemler için alınan hizmet bedelidir. Bu ücret, her yıl güncellenmekte olup tapu müdürlüğünden öğrenilebilir. Döner sermaye ücreti, tapu harcına kıyasla düşük bir tutardır ancak her işlem için ödenmesi zorunludur.
Emlak beyan değeri ile gerçek değer arasındaki fark, tapu devri işlemlerinde dikkat edilmesi gereken önemli bir husustur. Emlak beyan değeri, belediyelerce belirlenen ve emlak vergisine esas teşkil eden değerdir. Bu değer genellikle taşınmazın piyasa değerinin altındadır. Ancak tapu devri işleminde beyan edilen satış bedelinin emlak beyan değerinin altında olmaması gerekmektedir. Gerçek satış bedelinin beyan edilmesi, hem alıcının hem de satıcının hukuki güvenliği açısından önemlidir.
Bağış yoluyla yapılan devirlerde tapu harcı, emlak beyan değeri üzerinden hesaplanır. Miras intikali işlemlerinde ise tapu harcı alınmamakta; ancak veraset ve intikal vergisi ödenmesi gerekmektedir. Veraset ve intikal vergisi oranları, mirasçının yakınlık derecesine ve miras payının değerine göre değişmektedir.
Tapu İptal ve Tescil Davası
Tapu iptal ve tescil davası, tapu kaydının gerçek hak durumunu yansıtmaması hâlinde açılan ve tapu kaydının düzeltilmesini amaçlayan bir davadır. Bu dava, Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmakta ve taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili mahkemedir.
Tapu iptal ve tescil davası açılabilecek başlıca durumlar şunlardır:
- Sahtecilik: Tapu kaydının sahte belgeler kullanılarak oluşturulması veya değiştirilmesi durumunda.
- Ehliyetsizlik: Tapu devir işleminin taraflarından birinin işlem sırasında ehliyetsiz olması (akıl hastalığı, yaş küçüklüğü vb.) durumunda.
- Hile ve aldatma: Tapu devir işleminin hile veya aldatma yoluyla gerçekleştirilmesi durumunda.
- Vekâletnamenin kötüye kullanılması: Vekile verilen yetkinin sınırları aşılarak işlem yapılması durumunda.
- Muvazaa (danışıklı işlem): Tarafların gerçek iradelerini yansıtmayan bir işlem yapmaları durumunda. Örneğin, satış olarak gösterilen ancak gerçekte bağış olan işlemler.
- Kadastro hataları: Kadastro tespiti sırasında yapılan hataların düzeltilmesi için.
- Muris muvazaası: Miras bırakanın mirasçılarını miras haklarından mahrum bırakmak amacıyla gerçekte bağış niteliğinde olan işlemi satış olarak göstermesi durumunda. Bu dava türü, uygulamada çok sık karşılaşılmaktadır.
Tapu iptal ve tescil davasında, davacının taşınmaz üzerinde hak sahibi olduğunu ve tapu kaydının hukuka aykırı olduğunu ispatlaması gerekmektedir. Dava sonucunda mahkeme, tapu kaydının iptaline ve gerçek hak sahibi adına tesciline karar verebilir. Bu kararın kesinleşmesi üzerine tapu müdürlüğü, tescil işlemini gerçekleştirir.
İpotek Terkin ve Şerh İşlemleri
Taşınmaz üzerinde ipotek, haciz veya başka şerhler bulunması, tapu devri işlemini doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle tapu devri öncesinde taşınmazın tapu kaydının incelenmesi ve üzerindeki yükümlülüklerin tespit edilmesi büyük önem taşımaktadır.
İpotek, bir alacağın güvencesi olarak taşınmaz üzerine konulan sınırlı ayni haktır. İpotek, tapu siciline tescil edilerek kurulur. İpotekli taşınmazın satışı mümkündür; ancak ipotek yeni malike de karşı ileri sürülebilir. Bu nedenle alıcıların, satın alacakları taşınmaz üzerinde ipotek bulunup bulunmadığını mutlaka kontrol etmeleri gerekmektedir. İpoteğin kaldırılması (terkin) için alacaklının onayı veya borcun ödenmesi gerekmektedir.
Şerhler, tapu siciline işlenen ve taşınmazla ilgili hukuki durumları gösteren kayıtlardır. Satış vaadi şerhi, haciz şerhi, ihtiyati tedbir şerhi, irtifak hakkı şerhi gibi çeşitli şerh türleri bulunmaktadır. Şerhlerin varlığı, taşınmazın satışını engelleyebilir veya alıcının haklarını kısıtlayabilir. Bu nedenle tapu devri öncesinde tapu kaydındaki tüm şerhlerin incelenmesi zorunludur.
Beyanlar ise tapu siciline işlenen ve taşınmazın fiziki durumu veya hukuki nitelikleri hakkında bilgi veren kayıtlardır. Kat irtifakı, kat mülkiyeti, yapı kullanma izni, yönetim planı gibi bilgiler beyanlar hanesinde yer almaktadır.
Kat İrtifakı ve Kat Mülkiyeti
Kat irtifakı ve kat mülkiyeti, taşınmaz hukukunun önemli kavramlarından olup tapu devri işlemlerini doğrudan etkileyen konulardır. Bu kavramların anlaşılması, özellikle apartman dairesi, ofis veya dükkan gibi bağımsız bölümlerin alım satımında büyük önem taşımaktadır.
Kat irtifakı, henüz yapımı tamamlanmamış bir binanın bağımsız bölümleri üzerinde kurulan ve yapı tamamlandığında kat mülkiyetine dönüşecek olan bir haktır. Kat irtifakı, arsa üzerinde kurulur ve arsanın belirli bir payına karşılık gelir. İnşaat halindeki dairelerin satışı, genellikle kat irtifakı tapusu üzerinden gerçekleştirilmektedir. Kat irtifaklı taşınmazın tapu devri, kat mülkiyetli taşınmazla aynı usulde yapılmakla birlikte, alıcının yapının tamamlanma durumunu ve kat mülkiyetine geçiş sürecini dikkate alması gerekmektedir.
Kat mülkiyeti, tamamlanmış bir binanın bağımsız bölümleri üzerinde kurulan ve bağımsız bölüm maliklerine o bölüm üzerinde münhasır mülkiyet hakkı tanıyan bir mülkiyet türüdür. Kat mülkiyeti, yapı kullanma izni (iskan belgesi) alındıktan sonra kurulabilir. Kat mülkiyetli taşınmazların tapu devri, en sorunsuz şekilde gerçekleştirilen devir türüdür.
Kat irtifakından kat mülkiyetine geçiş, yapı kullanma izni alındıktan sonra kat malikleri kurulunun veya herhangi bir kat malikinin başvurusu üzerine tapu müdürlüğünce gerçekleştirilir. Kat mülkiyetine geçiş, bağımsız bölüm maliklerinin haklarını güçlendirir ve taşınmazın değerini artırır.
Hisseli Tapu ve Paylı Mülkiyet
Hisseli tapu, bir taşınmazın birden fazla kişi tarafından belirli paylarla birlikte sahip olunmasını ifade eder. Türk Medeni Kanunu'nda paylı mülkiyet olarak düzenlenen bu mülkiyet türü, tapu devri işlemlerinde bazı özel durumlar yaratmaktadır.
Paylı mülkiyette her bir paydaş, kendi payını serbestçe devredebilir. Ancak diğer paydaşların önalım (şufa) hakkı bulunmaktadır. Türk Medeni Kanunu'nun 732. maddesi uyarınca, paylı mülkiyette bir paydaşın payını üçüncü kişiye satması hâlinde, diğer paydaşlar aynı şartlarla bu payı öncelikli olarak satın alma hakkına sahiptir. Önalım hakkının kullanılması için, satışın diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirilmesinden itibaren üç ay ve her hâlde satışın üzerinden iki yıl içinde dava açılması gerekmektedir.
Hisseli tapu devrinde, satılan payın açıkça belirtilmesi, diğer paydaşların haklarının korunması ve tapu harcının pay oranına göre hesaplanması gerekmektedir. Hisseli taşınmazın tamamının satılması için tüm paydaşların onayı gerekmekle birlikte, ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası yoluyla taşınmazın satışı talep edilebilir.
Yabancıların Tapu İşlemleri
Yabancı uyruklu kişilerin Türkiye'de taşınmaz edinmesi, 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 35. maddesi ile düzenlenmektedir. Bu madde uyarınca, kanuni sınırlamalara uyulmak kaydıyla yabancı uyruklu gerçek kişiler Türkiye'de taşınmaz edinebilirler. Ancak bu hakkın kullanımında bazı sınırlamalar bulunmaktadır.
Yabancıların taşınmaz ediniminde uygulanan başlıca sınırlamalar şunlardır:
- Karşılıklılık ilkesi: Yabancı uyruklu kişilerin Türkiye'de taşınmaz edinebilmesi için, o ülke vatandaşlarına aynı hakkın tanınması gerekmektedir. Ancak 2012 yılında yapılan değişiklik ile karşılıklılık ilkesi büyük ölçüde kaldırılmış ve Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen ülke vatandaşlarına taşınmaz edinme hakkı tanınmıştır.
- Miktar sınırı: Yabancı uyruklu bir gerçek kişi, Türkiye genelinde en fazla otuz hektar (300.000 metrekare) taşınmaz edinebilir. Bakanlar Kurulu bu miktarı iki katına kadar artırmaya yetkilidir.
- Askeri yasak bölge sınırlaması: Askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgelerinde yabancıların taşınmaz edinmesi yasaktır.
- İlçe yüzölçümü sınırı: Yabancıların edindikleri taşınmazların toplam alanı, ilçe yüzölçümünün yüzde onunu geçemez.
Yabancı uyruklu kişilerin tapu devri işlemlerinde, yukarıda belirtilen genel belgelere ek olarak şu belgeler gerekmektedir: pasaport ve noter onaylı Türkçe tercümesi, vergi kimlik numarası, gayrimenkul değerleme raporu (belirli ülke vatandaşları için) ve yabancı kimlik numarası. Yabancı alıcıların, taşınmaz edinim sürecinde Türkiye'deki mevzuata uygunluğun sağlanması için hukuki danışmanlık almaları tavsiye edilmektedir.
e-Devlet Randevu ve Dijital İşlemler
Tapu müdürlüklerinde işlem yapabilmek için e-Devlet sistemi üzerinden veya ALO 181 hattından önceden randevu alınması gerekmektedir. e-Devlet sistemi üzerinden randevu almak için Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün randevu sistemine giriş yapılması ve uygun tarih ve saat seçilmesi yeterlidir.
e-Devlet sistemi üzerinden yapılabilecek tapu işlemleri giderek genişlemektedir. Tapu kayıt örneği sorgulama, tapu harcı hesaplama, randevu alma ve bazı basit işlemler dijital ortamda gerçekleştirilebilmektedir. Ancak tapu devri işleminin kendisi, tarafların tapu müdürlüğünde fiziksel olarak hazır bulunmasını veya vekâletname ile temsil edilmesini gerektirmektedir.
Tapu kayıt örneği, e-Devlet sistemi üzerinden sorgulanabilmektedir. Bu sorgulama ile taşınmazın ada ve parsel bilgileri, yüzölçümü, niteliği, maliki, üzerindeki haklar ve yükümlülükler (ipotek, haciz, şerh vb.) görülebilmektedir. Taşınmaz alım satımı öncesinde tapu kayıt örneğinin incelenmesi, alıcının haklarını koruması açısından büyük önem taşımaktadır.
Kadastro ve Tapu Kayıt Düzeltme
Kadastro, taşınmazların sınırlarının belirlenmesi, ölçülmesi ve tescil edilmesi işlemidir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu, kadastro işlemlerinin usul ve esaslarını düzenlemektedir. Kadastro çalışmaları sonucunda oluşturulan tapu kayıtları, taşınmaz mülkiyetinin temelini oluşturmaktadır.
Kadastro kayıtlarında hatalar bulunması durumunda, düzeltme işlemi yapılması gerekebilir. Basit yazım hataları tapu müdürlüğünce düzeltilebilirken, esasa ilişkin hatalar için mahkemeye başvuru gerekmektedir. Kadastro öncesi ve sonrası haklar konusundaki uyuşmazlıklar, kadastro mahkemelerinde çözümlenmektedir.
Tapu kayıtlarının güncellenmesi, taşınmazın güncel durumunu yansıtması açısından önemlidir. İmar planı değişiklikleri, ifraz (bölme), tevhit (birleştirme) ve cins değişikliği (tarla olan bir taşınmazın arsa vasfına dönüştürülmesi gibi) işlemleri, tapu kayıtlarını doğrudan etkileyen işlemlerdir.
İfraz (bölme) işlemi, bir parselin iki veya daha fazla parsele ayrılmasıdır. İfraz işlemi için belediye encümeni veya il özel idaresinin onayı gerekmektedir. İfraz işleminin imar planına uygun olması zorunludur. İfraz işlemi sonucunda oluşan yeni parsellerin her biri için ayrı tapu senedi düzenlenir.
Tevhit (birleştirme) işlemi, birbirine bitişik iki veya daha fazla parselin tek bir parsel hâline getirilmesidir. Tevhit işlemi de belediye encümeni veya il özel idaresinin onayına tabidir. Tevhit işlemi, özellikle büyük inşaat projeleri için gerekli arsa büyüklüğünün sağlanması amacıyla yapılmaktadır.
Cins değişikliği, taşınmazın tapu kaydındaki niteliğinin değiştirilmesidir. Tarla olarak kayıtlı bir taşınmazın arsa vasfına dönüştürülmesi, arsa üzerine bina inşa edilmesinden sonra binaya dönüştürülmesi gibi işlemler cins değişikliği kapsamındadır. Cins değişikliği için kadastro müdürlüğünden fen kontrol heyetinin onayı ve belediyeden gerekli izinlerin alınması gerekmektedir.
Tapu sicilinin güvenilirliği ilkesi (iyi niyet ilkesi), tapu kayıtlarına güvenerek taşınmaz edinen üçüncü kişilerin korunmasını sağlamaktadır. Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesi uyarınca, tapu siciline iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur. Bu ilke, tapu sicilinin aleniliği ve güvenilirliğinin teminatını oluşturmaktadır. Ancak iyi niyetin korunması için üçüncü kişinin, tapu kaydının gerçek durumu yansıtmadığını bilmemesi veya bilebilecek durumda olmaması gerekmektedir.
Tapu Devri Öncesi Hukuki İnceleme (Due Diligence)
Taşınmaz alım satımında en önemli adımlardan biri, tapu devri öncesinde kapsamlı bir hukuki inceleme (due diligence) yapılmasıdır. Bu inceleme, alıcının olası hukuki riskleri önceden tespit etmesini ve bilinçli bir karar vermesini sağlamaktadır. Hukuki inceleme yapılmadan gerçekleştirilen tapu devri işlemleri, sonradan ciddi hukuki sorunlara yol açabilmektedir.
Tapu devri öncesi hukuki inceleme kapsamında yapılması gereken başlıca kontroller şunlardır:
- Tapu kaydı incelemesi: Taşınmazın tapu kaydında yer alan tüm bilgilerin (malik bilgileri, yüzölçümü, niteliği, ada-parsel numarası) doğruluğunun kontrol edilmesi gerekmektedir. Tapu kaydındaki malik bilgilerinin, satıcının kimlik bilgileriyle örtüşmesi zorunludur.
- Takyidat (yükümlülük) kontrolü: Taşınmaz üzerinde ipotek, haciz, ihtiyati tedbir, şerh veya diğer sınırlı ayni hakların bulunup bulunmadığının kontrol edilmesi gerekmektedir. Takyidat bilgileri, tapu müdürlüğünden veya e-Devlet üzerinden sorgulanabilir.
- İmar durumu kontrolü: Taşınmazın bulunduğu alandaki imar planının, yapılaşma koşullarının ve olası imar değişikliklerinin incelenmesi gerekmektedir. İmar planına aykırı yapılar, yıkım riski taşıyabilir.
- Yapı kullanma izni (iskan) kontrolü: Yapının ruhsatlı olup olmadığının ve yapı kullanma izni (iskan belgesi) alınıp alınmadığının kontrol edilmesi gerekmektedir. İskansız yapılar, çeşitli hukuki ve mali riskleri beraberinde getirmektedir.
- Belediye borçları kontrolü: Taşınmaza ait emlak vergisi, çevre temizlik vergisi ve diğer belediye borçlarının olup olmadığının kontrol edilmesi gerekmektedir.
- Aidat ve yönetim borçları: Kat mülkiyetli taşınmazlarda ortak gider (aidat) borçlarının bulunup bulunmadığının kontrol edilmesi gerekmektedir. Eski malikin ödenmemiş aidat borçları, yeni malike de intikal edebilir.
- Doğal afet riski değerlendirmesi: Taşınmazın bulunduğu bölgenin deprem, sel, heyelan gibi doğal afet risklerinin değerlendirilmesi, özellikle konut amaçlı alımlarda büyük önem taşımaktadır.
Bu kontrollerin kapsamlı ve doğru bir şekilde yapılması, taşınmaz alımında karşılaşılabilecek hukuki risklerin minimize edilmesini sağlayacaktır. Özellikle yüksek değerli taşınmazlarda, profesyonel hukuki danışmanlık alınması tavsiye edilmektedir.
Tapu Devri Sürecinde Vergi Yükümlülükleri
Tapu devri işlemleri, çeşitli vergi yükümlülüklerini beraberinde getirmektedir. Bu vergilerin doğru hesaplanması ve zamanında ödenmesi, hem hukuki yükümlülüklerin yerine getirilmesi hem de cezai yaptırımlardan kaçınılması açısından büyük önem taşımaktadır.
Tapu harcı: Yukarıda ayrıntılı olarak ele alındığı üzere, satış yoluyla tapu devrinde toplam %4 oranında (alıcı %2, satıcı %2) tapu harcı ödenmektedir. Tapu harcı, resmi senette beyan edilen satış bedeli üzerinden hesaplanır ve beyan edilen bedel emlak beyan değerinin altında olamaz. Tapu harcının eksik ödenmesi, vergi cezası ve gecikme faizi uygulanmasına yol açabilir.
Gelir vergisi (değer artışı kazancı): Satıcının taşınmazı edinim tarihinden itibaren beş yıl içinde satması durumunda, elde edilen kazanç üzerinden değer artışı kazancı vergisi ödenmesi gerekmektedir. Beş yıldan fazla süreyle elde tutulan taşınmazların satışından elde edilen kazanç, gelir vergisinden istisnadır. Değer artışı kazancı, satış bedeli ile edinim bedeli arasındaki farktan, yapılan masraflar ve enflasyon düzeltmesi düşüldükten sonra hesaplanır.
Katma değer vergisi (KDV): İnşaat şirketleri tarafından yapılan konut satışlarında KDV uygulanmaktadır. Konutun büyüklüğüne ve satış bedeline göre %1, %10 veya %20 oranında KDV uygulanabilir. İkinci el konut satışlarında (gerçek kişiler arasındaki satışlarda) KDV uygulanmamaktadır.
Emlak vergisi: Taşınmaz maliki, her yıl emlak vergisi ödemekle yükümlüdür. Emlak vergisi oranları, taşınmazın niteliğine (arsa, arazi, bina) ve bulunduğu yere (büyükşehir belediyesi sınırları içinde veya dışında) göre değişmektedir. Tapu devri sonrasında yeni malikin emlak vergisi beyannamesi vermesi gerekmektedir.
Tapuda Vekâletname İşlemleri
Tapu devri işlemlerinde taraflardan birinin bizzat hazır bulunamaması durumunda, noter onaylı özel vekâletname ile işlem yapılabilmektedir. Tapu işlemleri için düzenlenecek vekâletnamede, işlemin türü, taşınmazın bilgileri ve vekile verilen yetkilerin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.
Tapu işlemlerinde kullanılan vekâletnamelerin temel özellikleri şunlardır:
- Özel vekâletname zorunluluğu: Tapu devri işlemleri için genel vekâletname yeterli değildir; özel vekâletname düzenlenmesi gerekmektedir.
- İçerik gereklilikleri: Vekâletnamede satılacak veya satın alınacak taşınmazın ada, parsel ve bağımsız bölüm numarası, satış bedeli veya bedelsiz olması, vekile tanınan yetkiler açıkça belirtilmelidir.
- Noter onayı: Vekâletname, noter tarafından düzenlenmeli veya onaylanmalıdır. Yurt dışında düzenlenen vekâletnamelerde, Türk konsolosluğunun onayı veya apostil şerhi gerekmektedir.
- Fotoğraf zorunluluğu: Tapu vekâletnamelerinde vekâlet verenin ve vekilin fotoğrafları bulunmalıdır.
Vekâletnamenin kötüye kullanılması durumunda, tapu iptal ve tescil davası açılarak işlemin iptali talep edilebilir. Bu nedenle vekâletname verirken yetkilerin sınırlı ve açık bir şekilde belirlenmesi büyük önem taşımaktadır.
Tapu Devri Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Hukuki Riskler
Tapu devri işlemlerinde çeşitli hukuki riskler bulunmakta olup bu risklerin önceden tespit edilmesi ve gerekli tedbirlerin alınması büyük önem taşımaktadır. Hukuki risklerin göz ardı edilmesi, tapu devri sonrasında ciddi hukuki uyuşmazlıklara ve mali kayıplara yol açabilmektedir.
Muvazaa (danışıklı işlem) riski: Satıcının, alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla taşınmazı düşük bedelle veya bağış yoluyla devretmesi, muvazaa riski oluşturmaktadır. Bu durumda alacaklılar, tasarrufun iptali davası açarak devir işleminin iptalini talep edebilirler. Alıcının, satıcının mali durumunu ve olası borçlarını araştırması, bu riskten korunmasını sağlayacaktır.
Muris muvazaası riski: Miras bırakanın, mirasçılarından birini veya tamamını miras haklarından mahrum bırakmak amacıyla taşınmazını satış olarak gösterip aslında bağışlaması, muris muvazaası olarak adlandırılmaktadır. Miras bırakan tarafından yapılan bu tür muvazaalı işlemler, diğer mirasçılar tarafından muris muvazaası davası açılarak iptal ettirilebilir. Bu dava türünde zamanaşımı süresi bulunmadığından, işlemden yıllar sonra dahi dava açılabilmektedir.
Çifte satış riski: Satıcının aynı taşınmazı birden fazla kişiye satması, çifte satış riskini oluşturmaktadır. Türk hukukunda taşınmaz mülkiyeti tescil ile geçtiğinden, tapu siciline ilk tescil edilen alıcı mülkiyet hakkını kazanır. Diğer alıcılar ise satıcıdan tazminat talep edebilirler. Bu riskten korunmak için satış vaadi sözleşmesinin tapuya şerh edilmesi etkili bir yöntemdir.
İmar uyumsuzluğu riski: Taşınmazın imar planına aykırı olması, yapı ruhsatının bulunmaması veya kaçak yapı niteliğinde olması, alıcı için ciddi bir risk oluşturmaktadır. İmar planına aykırı yapılar, yıkım kararıyla karşı karşıya kalabilir. Bu nedenle alıcıların, tapu devri öncesinde taşınmazın imar durumunu ve yapı ruhsatını mutlaka kontrol etmeleri gerekmektedir.
Kat karşılığı inşaat sözleşmesi riski: Arsa üzerinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi bulunması, arsa sahibi ile müteahhit arasındaki ilişkinin tapu devrine etkisini gündeme getirmektedir. Müteahhitten daire satın alan alıcıların, müteahhidin hak sahibi olduğu bağımsız bölümlerin tespitini yapmaları ve inşaat sözleşmesinin koşullarını incemeleri gerekmektedir.
Tapu Devri ve Kentsel Dönüşüm
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında yürütülen kentsel dönüşüm projeleri, tapu devri işlemlerini doğrudan etkilemektedir. Riskli yapı veya riskli alan ilan edilen taşınmazların satışında, alıcının kentsel dönüşüm sürecini ve olası sonuçlarını bilmesi büyük önem taşımaktadır.
Riskli yapı olarak tespit edilen binaların yıkılması ve yeniden inşa edilmesi sürecinde, kat maliklerinin üçte iki çoğunluğunun kararı aranmaktadır. Bu süreçte tapu devri işlemleri, riskli yapı tespitinin kesinleşmesi ve yıkım kararının alınmasıyla birlikte çeşitli sınırlamalara tabi olabilmektedir. Riskli yapı tespitine itiraz süresi içinde yapılan tapu devir işlemlerinde, alıcının bu durumdan haberdar edilmesi gerekmektedir.
Kentsel dönüşüm kapsamında yapılan anlaşmalarda, kat maliklerine yeni inşa edilecek binadan belirli bağımsız bölümler tahsis edilmektedir. Bu tahsis, tapuda şerh edilebilmekte ve şerh süresince taşınmazın devri kısıtlanabilmektedir. Alıcıların, satın almayı düşündükleri taşınmazın kentsel dönüşüm kapsamında olup olmadığını, riskli yapı tespiti yapılıp yapılmadığını ve dönüşüm sürecinin hangi aşamada olduğunu araştırmaları tavsiye edilmektedir.
Veraset İntikali ve Miras Yoluyla Tapu Devri
Miras yoluyla taşınmaz edinilmesi, veraset intikali olarak adlandırılmaktadır. Murisin ölümü ile mirasçılar, miras bırakanın malvarlığı üzerinde hak sahibi olurlar. Ancak tapu kaydının mirasçılar adına düzeltilmesi için belirli işlemlerin tamamlanması gerekmektedir.
Veraset intikali sürecinde izlenmesi gereken adımlar şunlardır:
- Veraset ilamı veya mirasçılık belgesi alınması: Mirasçıların tespit edilmesi için sulh hukuk mahkemesinden veraset ilamı veya noterden mirasçılık belgesi alınması gerekmektedir.
- Veraset ve intikal vergisi beyannamesi verilmesi: Murisin ölüm tarihinden itibaren dört ay içinde (yurt dışındaki ölümlerde altı ay) vergi dairesine veraset ve intikal vergisi beyannamesi verilmesi gerekmektedir.
- Verginin ödenmesi: Beyanname üzerine tahakkuk eden veraset ve intikal vergisinin ödenmesi gerekmektedir. Vergi, üç yıl içinde altı eşit taksitte ödenebilir.
- Tapu müdürlüğüne başvuru: Vergi ilişik kesme belgesi alındıktan sonra, mirasçılık belgesi ve diğer gerekli belgelerle birlikte tapu müdürlüğüne başvurularak intikal işlemi gerçekleştirilir.
Birden fazla mirasçının bulunması durumunda, taşınmaz mirasçılar arasında paylı mülkiyet olarak tescil edilir. Mirasçılar, miras taksim sözleşmesi düzenleyerek veya ortaklığın giderilmesi davası yoluyla taşınmazı paylaşabilirler. Miras taksim sözleşmesi, tüm mirasçıların onayı ile yapılmaktadır. Mirasçılardan herhangi birinin taksim sözleşmesini kabul etmemesi hâlinde, ortaklığın giderilmesi davası açılarak taşınmazın satış yoluyla paylaşılması talep edilebilir.
Miras reddi durumunda, mirası reddeden mirasçı, miras bırakanın taşınmazları üzerinde herhangi bir hak talep edemez. Miras reddi, mirasın açılmasından itibaren üç ay içinde sulh hukuk mahkemesine başvurularak yapılmaktadır. Tüm mirasçıların mirası reddetmesi hâlinde, miras iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Mirasın hükmen reddi ise miras bırakanın borca batık olması durumunda, mirasçıların herhangi bir başvuru yapmaksızın mirası reddetmiş sayılmasını ifade etmektedir.
Veraset ve intikal vergisi oranları, mirasçının yakınlık derecesine ve miras payının değerine göre artan oranlı olarak belirlenmektedir. Eş ve çocuklar gibi birinci derece mirasçılar için vergi oranı daha düşük iken, uzak akrabalar ve üçüncü kişiler için oran daha yüksektir. Veraset ve intikal vergisinde belirli bir istisna tutarı bulunmakta olup, bu tutarın altındaki miras payları vergiden istisnadır. İstisna tutarı her yıl yeniden değerleme oranında güncellenmektedir.
Tapu Devri ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi
Gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi, tarafların ilerideki bir tarihte taşınmazın satışını gerçekleştirmeyi taahhüt ettikleri ön sözleşmedir. Bu sözleşme, Türk Borçlar Kanunu'nun 29. maddesi uyarınca geçerlilik şartı olarak noter huzurunda düzenlenme biçimine tabidir. Noterde düzenlenmeyen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi geçersizdir.
Satış vaadi sözleşmesinin tapuya şerh edilmesi, sözleşmenin üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesini sağlamaktadır. Türk Medeni Kanunu'nun 1009. maddesi uyarınca, kişisel hakların tapu siciline şerh edilmesi mümkündür. Şerh edilmiş bir satış vaadi sözleşmesi, taşınmazın üçüncü kişilere satılması hâlinde dahi alıcıya karşı ileri sürülebilir. Şerhin etkisi beş yıl süreyle devam etmekte olup, bu sürenin sonunda şerh kendiliğinden ortadan kalkmaktadır.
Satış vaadi sözleşmesine rağmen satıcının tapu devrini gerçekleştirmemesi durumunda, alıcı mahkemeden tapu tescili talep edebilir. Mahkeme, sözleşmenin geçerli olduğunu ve koşullarının yerine getirildiğini tespit etmesi hâlinde, satıcının rızası aranmaksızın taşınmazın alıcı adına tesciline karar verebilir. Bu dava, taşınmazın aynına ilişkin bir dava niteliğinde olup, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.
Gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin sona ermesi çeşitli nedenlerle gerçekleşebilir. Tarafların karşılıklı anlaşması (ikale), sözleşmede belirlenen sürenin dolması, taraflardan birinin edimini yerine getirmemesi nedeniyle diğer tarafın sözleşmeyi feshetmesi veya imkânsızlık hâli bu nedenler arasında sayılabilir. Sözleşmenin sona ermesi durumunda tarafların birbirlerine verdikleri edimler iade edilmelidir.
Tapu Devri İşlemlerinde Pratik Bilgiler
Tapu devri sürecinin sorunsuz ilerlemesi için uygulamada dikkat edilmesi gereken bazı pratik bilgiler bulunmaktadır. Bu bilgiler, tapu devri işlemini gerçekleştirecek kişilerin süreçte karşılaşabilecekleri sorunları önceden tespit etmelerini ve gerekli önlemleri almalarını sağlayacaktır.
Tapu müdürlüğüne başvuruda randevu sistemi zorunludur. Randevu alınmadan tapu müdürlüğüne gidilmesi hâlinde işlem yapılamamaktadır. Randevu, e-Devlet üzerinden veya ALO 181 hattından alınabilir. Randevu saatinden en az on beş dakika önce tapu müdürlüğünde hazır bulunulması tavsiye edilmektedir. Alıcı ve satıcının (veya vekillerinin) aynı anda hazır bulunması gerekmektedir.
Tapu harcı ödemesi, bankalar veya tapu müdürlüğü içindeki vezneler aracılığıyla yapılabilmektedir. Ödemenin, tapu müdürlüğündeki işlem sırasında gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Tapu harcı hesaplamasında beyan edilen satış bedelinin doğru olması büyük önem taşır. Beyan edilen bedelin gerçek satış bedelinden düşük gösterilmesi, hem vergi kaçakçılığı riski oluşturur hem de ileride çıkabilecek uyuşmazlıklarda alıcının zarar görmesine neden olabilir.
Tapu senedinin teslimi, tescil işleminin tamamlanmasının ardından gerçekleşmektedir. Yeni tapu senedi, genellikle aynı gün veya birkaç iş günü içinde hazırlanarak alıcıya teslim edilmektedir. Tapu senedinin alınmasının ardından, alıcının belediyeye emlak vergisi beyannamesi vermesi ve zorunlu deprem sigortası (DASK) poliçesini kendi adına yeniletmesi gerekmektedir. Kat mülkiyetli taşınmazlarda site veya apartman yönetimine de bildirimde bulunulması tavsiye edilmektedir.
Tapu Sicilinin Elektronik Ortama Taşınması ve Dijital Tapu
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, tapu sicilinin dijitalleştirilmesi yönünde kapsamlı çalışmalar yürütmektedir. Tapu Sicil Yönetim Sistemi (TAKBİS), tapu sicilinin elektronik ortamda tutulmasını sağlayan bilgi teknolojisi altyapısıdır. Bu sistem sayesinde tapu kayıtları merkezi bir veri tabanında saklanmakta ve tüm tapu müdürlükleri arasında entegrasyon sağlanmaktadır. TAKBİS, tapu işlemlerinin hızlanmasını, hata oranının azalmasını ve tapu kayıtlarının güvenliğinin artırılmasını amaçlamaktadır.
e-Devlet sistemi üzerinden vatandaşlara sunulan tapu hizmetleri giderek genişlemektedir. Tapu kayıt örneği sorgulama, tapu harcı hesaplama, randevu alma ve takyidat bilgisi sorgulama gibi işlemler dijital ortamda gerçekleştirilebilmektedir. Bu sayede vatandaşlar, tapu müdürlüğüne gitmeden önce taşınmazla ilgili temel bilgilere erişebilmekte ve işlemlerini daha hızlı tamamlayabilmektedir. Ayrıca tapu müdürlüklerinin iş yükünün azalması, hizmet kalitesinin artmasına da katkı sağlamaktadır.
Web Tapu sistemi, tapu devri işlemlerinin bir kısmının internet üzerinden başlatılabilmesini sağlayan bir uygulama olarak hayata geçirilmiştir. Bu sistem aracılığıyla taraflar, tapu devri başvurusunu çevrimiçi olarak yapabilmekte ve gerekli belgelerin bir kısmını dijital ortamda yükleyebilmektedir. Ancak tapu devri işleminin tamamlanması için tarafların tapu müdürlüğünde fiziksel olarak hazır bulunması veya vekâletname ile temsil edilmesi zorunluluğu devam etmektedir. Gelecekte dijitalleşme sürecinin ilerlemesiyle birlikte tapu devri işlemlerinin tamamen çevrimiçi olarak gerçekleştirilebilmesi hedeflenmektedir.
Tapu sicilinin dijitalleşmesi, taşınmaz dolandırıcılığıyla mücadelede de önemli bir araç olarak kullanılmaktadır. Biyometrik kimlik doğrulama sistemleri, elektronik imza gereklilikleri ve merkezi veri tabanı kontrolleri sayesinde sahte kimlikle veya sahte belgelerle tapu devri yapılması büyük ölçüde önlenebilmektedir. Ayrıca tapu kayıtlarına yapılan her erişim ve değişiklik kayıt altına alınmakta, bu da denetim ve izlenebilirlik açısından önemli bir güvence oluşturmaktadır. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün dijitalleşme çalışmaları hakkında güncel bilgilere Adalet Bakanlığı ve ilgili kurumların resmi web siteleri üzerinden ulaşılabilir.
Tapu Devrinde Yabancı Uyruklu Alıcılara Özel Düzenlemeler
Yabancı uyruklu gerçek kişilerin Türkiye'de taşınmaz edinmesi, 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 35. maddesi çerçevesinde belirli koşullara bağlanmıştır. Karşılıklılık ilkesi kaldırılmış olmakla birlikte, Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle belirlenen ülke vatandaşlarına taşınmaz edinme izni tanınmaktadır. Yabancı alıcıların toplam edinebileceği alan, ilçe yüz ölçümünün yüzde onunu ve kişi başına ülke genelinde otuz hektarı aşamamaktadır. Bu sınırlamalar, ulusal güvenlik ve kamu düzeni gerekçesiyle konulmuş olup Cumhurbaşkanı tarafından iki katına kadar artırılabilmektedir.
Yabancı uyruklu alıcıların tapu devri işlemleri, Türk vatandaşlarının işlemlerine ek olarak bazı özel prosedürleri de içermektedir. Askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgelerinde yabancıların taşınmaz edinmesi mümkün değildir; bu nedenle tapu müdürlüğü, devir işlemi öncesinde taşınmazın askeri yasak veya güvenlik bölgesi kapsamında olup olmadığını ilgili komutanlıktan sorgulamaktadır. Bu sorgulama süreci, işlemin tamamlanma süresini uzatabilmektedir. Yabancı alıcının pasaport tercümesi, potansiyel vergi numarası ve gerekli hallerde yeminli tercüman eşliğinde işlem yapılması da ek gereklilikler arasında yer almaktadır.
Yabancı tüzel kişilerin Türkiye'de taşınmaz edinimi ise daha kısıtlayıcı kurallara tabidir. Yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketleri, ancak özel kanun hükümlerinin izin verdiği hallerde taşınmaz edinebilmektedir. Buna karşılık Türkiye'de kurulan ve yabancı ortaklı şirketler, Türk hukukuna tabi tüzel kişilikler olarak taşınmaz edinme hakkına sahiptir. Ancak yabancı ortaklık oranının yüzde elli ve üzerinde olduğu şirketlerde bazı ek kısıtlamalar bulunabilmektedir.
Yabancı uyruklu alıcıların tapu devri sürecinde dikkat etmesi gereken vergisel konular da mevcuttur. Tapu harcı, döner sermaye ücreti ve varsa değer artış kazancı vergisi, yabancı alıcılar için de Türk vatandaşlarıyla aynı oranlarda uygulanmaktadır. Ancak KDV istisnası kapsamında, Türkiye'de yerleşik olmayan yabancı gerçek kişilerin ilk defa konut veya iş yeri satın almaları halinde KDV'den istisna tutulması mümkündür. Bu istisnanın uygulanabilmesi için alım bedelinin döviz olarak Türkiye'ye transfer edilmesi gerekmektedir. Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden Tapu Kanunu ve ilgili düzenlemelerin güncel metinlerine ulaşılabilmektedir.
Sık Sorulan Sorular
Tapu harcı oranı nedir ve nasıl hesaplanır?
Satış yoluyla tapu devrinde tapu harcı oranı, alıcı ve satıcı için ayrı ayrı %2 olmak üzere toplam %4'tür. Harç, resmi senette beyan edilen satış bedeli üzerinden hesaplanır. Beyan edilen bedel, taşınmazın emlak beyan değerinden düşük olamaz. Ayrıca döner sermaye ücreti de ayrıca ödenir.
Tapu devri için hangi belgeler gereklidir?
Satış yoluyla tapu devri için kimlik belgesi, tapu senedi veya tapu kayıt örneği, zorunlu deprem sigortası (DASK) poliçesi, emlak beyan değeri belgesi, vesikalık fotoğraf ve varsa vekâletname gerekmektedir. Yabancı alıcılar için pasaport, vergi kimlik numarası ve değerleme raporu da istenebilir.
Tapu iptal ve tescil davası hangi durumlarda açılır?
Tapu iptal ve tescil davası; sahtecilik, ehliyetsizlik, hile ve aldatma, vekâletnamenin kötüye kullanılması, muvazaa (danışıklı işlem), muris muvazaası ve kadastro hataları gibi durumlarda açılabilir. Dava, taşınmazın bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır.
Yabancılar Türkiye'de tapu alabilir mi?
Evet, kanuni sınırlamalara uyulmak kaydıyla yabancı uyruklu gerçek kişiler Türkiye'de taşınmaz edinebilirler. Temel sınırlamalar arasında toplam otuz hektar miktar sınırı, askeri yasak bölge yasağı ve ilçe yüzölçümünün %10'u sınırı bulunmaktadır. Bazı ülke vatandaşları için ek kısıtlamalar uygulanabilir.
Tapu devri işlemi ne kadar sürer?
Tüm belgeler eksiksiz olduğunda ve randevu alındığında, tapu devri işlemi genellikle aynı gün içinde tamamlanabilir. İşlem süresi, tapu müdürlüğünün yoğunluğuna göre birkaç saat ile bir gün arasında değişmektedir. Ancak eksik belge veya hukuki engel bulunması hâlinde süre uzayabilir.
Hisseli tapu nasıl devredilir?
Hisseli (paylı) mülkiyette her paydaş kendi payını serbestçe devredebilir. Ancak diğer paydaşların önalım (şufa) hakkı bulunmaktadır. Payın üçüncü kişiye satılması hâlinde, diğer paydaşlar aynı şartlarla satın alma hakkına sahiptir. Önalım hakkı, satışın bildirilmesinden itibaren üç ay ve her hâlde satıştan itibaren iki yıl içinde kullanılmalıdır.
Tapu üzerindeki ipotek nasıl kaldırılır?
İpoteğin kaldırılması (terkin) için borcun tamamen ödenmesi ve alacaklının ipotek terkin talebinde bulunması gerekmektedir. Alacaklının terkin talebi üzerine tapu müdürlüğü ipotek kaydını siler. Alacaklının terkin talebinde bulunmaması hâlinde, borçlu mahkemeden ipotek terkini talep edebilir.
Veraset intikali için hangi belgeler gereklidir?
Veraset intikali için veraset ilamı veya noterden alınan mirasçılık belgesi, veraset ve intikal vergisi ilişik kesme belgesi, mirasçıların kimlik belgeleri ve vesikalık fotoğrafları, tapu senedi veya tapu kayıt örneği gerekmektedir. Vergi beyannamesi, ölüm tarihinden itibaren dört ay içinde verilmelidir.
Tapuda vekâletname ile işlem yapılabilir mi?
Evet, tapu devri işlemlerinde noter onaylı özel vekâletname ile işlem yapılabilir. Vekâletnamede işlemin türü, taşınmazın bilgileri ve vekile verilen yetkiler açıkça belirtilmelidir. Yurt dışında düzenlenen vekâletnamelerde Türk konsolosluğu onayı veya apostil şerhi gerekmektedir.
Emlak beyan değeri ile satış bedeli farklı olabilir mi?
Evet, satış bedeli emlak beyan değerinden yüksek olabilir; hatta genellikle piyasa değeri emlak beyan değerinin üzerindedir. Ancak tapu devir işleminde beyan edilen satış bedeli, emlak beyan değerinin altında olamaz. Gerçek satış bedelinin beyan edilmesi hem hukuki güvenlik hem de vergi yükümlülüklerinin doğru yerine getirilmesi açısından önemlidir.