İstanbul Şirket Kuruluş Avukatı
İstanbul'de şirket kurmak mı istiyorsunuz? Sadaret Hukuk & Danışmanlık olarak İstanbul'da limited şirket, anonim şirket ve yabancı sermayeli şirket kuruluşlarında uzman hukuki danışmanlık sunuyoruz.
İstanbul'da şirket kurmak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu'na tabi prosedürleri kapsayan çok adımlı bir süreçtir. Doğru şirket yapısının seçilmesi, ana sözleşmenin hukuki geçerliliği ve kuruluş sonrası uyum yükümlülükleri, işletmenin uzun vadeli başarısı üzerinde doğrudan belirleyici bir etkiye sahiptir. Kadıköy merkezli Sadaret Hukuk & Danışmanlık, İstanbul'da şirket kurmak isteyen yerli ve yabancı girişimcilere taslak hazırlama aşamasından ticaret sicili tesciline kadar kapsamlı hukuki danışmanlık sunmaktadır.
İstanbul'nin Türkiye'nin ekonomik ve kültürel başkenti niteliği, girişimcilik ekosistemi açısından cazip olanaklar sunmakta; beraberinde sektöre özgü lisans, izin ve yerel vergi yükümlülüklerini de beraberinde getirmektedir. Bu ortamda hukuki altyapısı sağlam kurulmuş bir şirket, hem yatırımcı güveni hem de gelecekteki ortaklık ve finansman süreçleri bakımından önemli avantaj sağlar.
İstanbul'de Limited Şirket Kuruluşu
Limited şirket, TTK'nın 573 ila 644. maddeleri kapsamında düzenlenmiş olup Türkiye'de en yaygın tercih edilen ticaret şirketi türüdür. 10.000 TL asgari sermaye ile kurulabilen limited şirkette en fazla 50 ortak bulunabilir ve pay senetleri borsa aracılığıyla halka arz edilemez. Ortakların sorumluluğu koyduğu sermaye payı ile sınırlıdır; bu özellik girişimciler için büyük bir güvence oluşturmaktadır.
İstanbul'da limited şirket kuruluşu için izlenmesi gereken prosedür şu adımlardan oluşmaktadır: şirket ünvanının tescil araştırması ve onayı, ana sözleşmenin hazırlanması ve noterde tasdiki, sermayenin en az dörtte birinin bloke edildiğine dair banka dekontu ile Merkezi Sicil Kayıt Sistemi (MERSİS) üzerinden kuruluş başvurusunun yapılması. Tüm süreç dijitalleşmiş olup ortalama 3-5 iş günü içinde tamamlanabilmektedir; bununla birlikte belge eksikliklerinde süreci uzatabilecek bildirimler gelebilmektedir.
Limited şirket ana sözleşmesinin şirketin ticari faaliyetini tam olarak yansıtması, ortakların görev ve yetkilerini açıkça belirlemesi ve olası uyuşmazlıklar için çözüm mekanizmaları öngörmesi gerekir. Standart şablonlar yerine özelleştirilmiş bir ana sözleşme, ilerleyen dönemde ortaklar arası ihtilafları önlemede kritik rol oynar. Sadaret Hukuk & Danışmanlık, İstanbul'da müvekkillerinin iş modeline ve ortaklık yapısına özel ana sözleşmeler hazırlamaktadır.
Kuruluş sonrasında limited şirket, vergi dairesine kayıt, SGK kaydı ve faaliyet konusuna bağlı olarak ilgili bakanlık lisanslarını — gıda, eczacılık, finans gibi düzenlenmiş sektörlerde — almak durumundadır. Bu uyum adımlarının atlanması, yüklü idari para cezalarına ya da faaliyetin durdurulmasına yol açabilir.
İstanbul'de Anonim Şirket Kuruluşu
Anonim şirket, TTK'nın 329 ila 563. maddeleri kapsamında düzenlenmiş olup büyük ölçekli yatırım ve halka açık şirketler için tercih edilen yapıdır. Asgari sermaye 50.000 TL; bankacılık, sigortacılık ve aracı kurum gibi özel düzenlemeye tabi sektörlerde ise bu eşik çok daha yüksektir. Anonim şirkette pay senetleri serbestçe devredilebilir; bu durum, yatırımcı katılımı ve şirket satışları bakımından daha esnek bir yapı oluşturur.
İstanbul'da anonim şirket kuruluşu için temel belgeler arasında kuruluş ana sözleşmesi, yönetim kurulu üyelerine ait kimlik ve ikamet belgeleri ile sermayenin gerçek kişilerce karşılanacak tutarına ilişkin banka mektubu yer almaktadır. MERSİS üzerinden yürütülen dijital başvuru, ticaret sicili tescilini hızlandırmaktadır.
Anonim şirkette yönetim kurulu, hissedarlardan bağımsız olarak şirketi temsil ve ilzam eder. Yönetim kurulu üyelerinin göreve alınması ve görevden alınması, iç tüzük ve toplantı nisabına ilişkin kurallar da ana sözleşmeye eklenen detay hükümlerle düzenlenmektedir. Sadaret Hukuk & Danışmanlık, bu hükümlerin hem TTK hem de uluslararası kurumsal yönetim standartlarıyla uyumlu olmasını sağlayarak müvekkillerini gelecekteki uyuşmazlıklardan korumaktadır.
Borsaya kote olma hedefindeki şirketler, Sermaye Piyasası Kanunu ve SPK düzenlemelerine tabi ek şeffaflık ve raporlama yükümlülükleri üstlenmek durumundadır. Halka arz sürecinin erken aşamalarında hukuki yapının bu gereksinimlere uygun kurulması, ilerleyen dönemde maliyetli yeniden yapılanma ihtiyacını ortadan kaldırır.
İstanbul'de Yabancı Yatırımcı İçin Şirket Kuruluşu
4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu kapsamında yabancı uyruklu gerçek ya da tüzel kişiler Türkiye'de yerli yatırımcılarla eşit koşullarda şirket kurabilir. Yabancı sermayeli şirketlerde ilave kuruluş yükümlülüğü bulunmamakla birlikte, yabancı ortakların ve yöneticilerin Türkiye'deki işlemler için vergi kimlik numarasına ve gerekli hâllerde oturma iznine sahip olmaları gerekmektedir.
İstanbul'de yabancı yatırımcı için şirket kurmanın pratik sürecinde; yabancı ülkede düzenlenen kimlik belgelerinin apostille ya da konsolosluk onayıyla tasdik edilmesi, gerekli belgelerin noter onaylı Türkçe çevirisiyle birlikte sunulması ve yönetim kurulunda yer alacak Türkiye mukimi üye atanması gerekliliği öne çıkmaktadır. Sadaret Hukuk & Danışmanlık, dil ve belge bariyerini aşmada yabancı yatırımcılara eksiksiz destek vermektedir.
Yabancı ortaklı şirketlerde belirli sektörler — medya, havacılık, deniz taşımacılığı, finans — yabancı sermaye oranına kısıtlama getiren özel mevzuata tabidir. Yatırım yapılmak istenen sektörün düzenleyici çerçevesinin kuruluş öncesinde netleştirilmesi, ilerleyen dönemde lisans iptali veya ortaklık yapısının zorunlu değiştirilmesi gibi maliyetli komplikasyonları önler.
İstanbul'da kurulan yabancı yatırım yapısı, yalnızca ticaret kanunu değil aynı zamanda Türkiye'nin ikili yatırım anlaşmaları (BIT) ve çifte vergilendirme anlaşmaları çerçevesini de kapsamaktadır. Türkiye'nin 70'i aşkın ülkeyle imzaladığı çifte vergilendirme anlaşması, yabancı yatırımcılar için vergi optimizasyonu bakımından değerli fırsatlar sunmaktadır.
İstanbul'de Şirket Yönetimi ve Ortaklar Arası Anlaşmazlıklar
Şirket kuruluşunun ardından yönetim yapısı, ortaklar arasındaki güç dengesi ve karar alma mekanizmaları zaman içinde anlaşmazlık noktalarına dönüşebilir. Azınlık hissedarın haklarının korunması, yönetim kurulu kararlarına itiraz ve kâr dağıtım politikaları İstanbul Anadolu Adliyesi ve İstanbul Bakırköy Adliyesi'ne taşınan ticari davalar arasında sık karşılaşılan konulardır.
Hissedar anlaşmazlıklarını çözmede en etkili yol, ana sözleşme veya ayrı bir hissedar anlaşmasında sorunların öngörülerek mekanizma önceden kurgulanmış olmasıdır. Oy hakları, yönetim kuruluna üye atama hakları, ön alım hakları ve çekişmeli çıkış hükümleri (drag-along, tag-along) bu mekanizmalar arasındadır. Sadaret Hukuk & Danışmanlık, kuruluş aşamasında bu düzenlemeleri yaparak müvekkilleri olası ortaklık krizlerinden önceden korumaktadır.
Şirketin mahkeme aracılığıyla feshi, TTK'nın 636. maddesi kapsamında azınlık ortağın ortaklık ilişkisinin devamını haklı bir gerekçeyle sürdüremeyeceği durumlarda talep edilebilir. Bu yol, şiddetli hissedar uyuşmazlıklarında son çare seçeneği olup pahalı ve uzun soluklu bir süreçtir; bu nedenle arabuluculuk yoluyla çözüm her zaman öncelikli olarak değerlendirilmelidir.
İstanbul'da iş dünyasının rekabetçi yapısı göz önüne alındığında, şirket hukuku konusundaki hızlı ve güvenilir hukuki destek şirket sürekliliği açısından stratejik bir değer taşır. Sadaret Hukuk & Danışmanlık, kurumsal müvekkillerine hem hukuki uyum danışmanlığı hem de yargısal temsil konularında bütünleşik hizmet sunmaktadır.
İstanbul'de Şirket Devri, Birleşme ve Tasfiye
Şirket devri, birleşme ve bölünme işlemleri TTK'nın 134 ila 194. maddelerinde kapsamlı biçimde düzenlenmiştir. Bu işlemler yalnızca ticaret sicilindeki tescil değişikliğini değil; iş sözleşmelerinin TTK hükümleri çerçevesinde devrini, alacaklılara bildirim yükümlülüklerini ve rekabet kurumu onayını — belirli büyüklüklerin aşılması hâlinde — kapsamaktadır.
İstanbul'da şirket satın alma süreçlerinde alıcı ve satıcı açısından belirleyici unsur, kapsamlı bir hukuki ve mali ön inceleme (due diligence) yapılmasıdır. Bu inceleme; şirketteki mevcut sözleşmelerin, hukuki uyuşmazlıkların, vergi yükümlülüklerinin, fikri mülkiyet haklarının ve çalışan haklarının eksiksiz değerlendirmesini kapsar. Sadaret Hukuk & Danışmanlık, İstanbul'de yürütülen şirket alım-satım işlemlerinde kurumsal due diligence hizmetini uzman bir ekiple sunmaktadır.
Şirketin tasfiyesi, ortaklar kurulunun tasfiye kararı almasıyla başlayan ve ticaret sicilinden silinmeyle tamamlanan bir süreçtir. Bu süreçte alacaklılara ilan yoluyla bildirim, varlıkların tasfiye edilmesi ve vergi dairesine kapanış bildiriminin yapılması zorunludur. Tasfiye sürecinin usulüne uygun yürütülmemesi, ortakların şirket borçlarından şahsen sorumlu tutulmasına zemin hazırlayabilir.
İstanbul'de Kurumsal Uyum ve Düzenleyici Yükümlülükler
Şirket kuruluşunun ardından süregelen yasal uyum yükümlülükleri, küçük işletmelerin sıklıkla göz ardı ettiği ancak ağır idari yaptırımlara yol açabilen bir alandır. Yıllık genel kurul toplantılarının yapılması, TTK'nın öngördüğü ticaret sicili bildirimlerinin zamanında yapılması ve bağımsız denetim yükümlülüğüne tabi şirketlerde denetim sürecinin düzenli yürütülmesi bu yükümlülüklerin başında gelmektedir.
İstanbul'de faaliyet gösteren şirketler için ayrıca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın döviz işlemlerine, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın transfer fiyatlandırması kurallarına ve MASAK'ın yükümlü sektörlere yönelik şüpheli işlem bildirim zorunluluklarına dikkat edilmesi gerekmektedir. Sadaret Hukuk & Danışmanlık, bu karmaşık uyum ortamında kurumsal müvekkillerine sürekli hukuki danışmanlık hizmeti sunarak idari risk ve cezaların önüne geçmektedir.
Kişisel verilerin korunması da şirketlerin giderek artan bir önceliği olarak öne çıkmaktadır. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında veri sorumlusu sıfatı kazanan şirketlerin VERBİS kaydı yapması, Aydınlatma Metni ve Gizlilik Politikası hazırlaması ve veri ihlali bildirim prosedürü kurması zorunludur. Uyumsuzluk hâlinde Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından önemli miktarlarda idari para cezası uygulanabilmektedir.
Şirket Hukuku ve İş Dünyasında Sözleşme Yönetimi
Ticari hayatta sözleşmeler, iş ilişkilerinin bel kemiğini oluşturur. Satış sözleşmeleri, dağıtım anlaşmaları, lisans sözleşmeleri ve hizmet anlaşmaları — tüm bu belgeler, tarafların hak ve yükümlülüklerini net biçimde tanımladığında anlaşmazlıkları büyük ölçüde önleme işlevi görür. Buna karşın belirsiz ifadeler, eksik mücbir sebep maddeleri ya da yetersiz temerrüt ve fesih hükümleri, sonraki dönemde ağır hukuki ve mali sonuçlara kapı aralayabilmektedir.
Türkiye'nin uluslararası ticaret ortakları arasındaki konumu, çok sayıda ticari ilişkinin yabancı taraflar içermesine yol açmaktadır. Yabancı ortaklı sözleşmelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağının ve hangi mahkemelerin ya da tahkim kurumlarının yetkili olacağının açıkça belirlenmesi zorunludur. Türkiye, Yatırım Uyuşmazlıklarının Çözümü için Uluslararası Merkez'e (ICSID) ve New York Konvansiyonu'na taraf olduğundan, uluslararası tahkim kararları Türkiye'de tenfiz edilebilir niteliktedir.
Rekabet yasağı klozları, iş hukukunun örtüştüğü bir şirket hukuku konusudur. Türkiye'de rekabet yasağı anlaşmaları; coğrafi alan, süre ve kapsam bakımından makul sınırlarla çerçevelenmedikçe tamamen geçersiz sayılabilmektedir. İşten ayrılan üst düzey yöneticilerin rakip firmaya geçmesi veya müşteri portföyünü transfer etmesi, sıkça dava konusu olan iş hukuku senaryoları arasında yer almaktadır.
Şirketin yazılı sözleşme disiplini, olası borç ve tazminat uyuşmazlıklarında en kritik güvencedir. Fatura, e-posta yazışmaları ve sipariş formlarından oluşan "fiili sözleşme" dokümantasyonu, resmi sözleşme bulunmadığı durumlarda bile hukuki dayanaklar yaratabilmektedir. Sadaret Hukuk & Danışmanlık, kurumsal müvekkillerine hem sözleşme hazırlama hem de var olan sözleşmelerin hukuki risk açısından gözden geçirilmesi konularında kapsamlı destek sunmaktadır.
İş ortaklıklarının çözülmesindeki hukuki süreçler, şirket devri kadar titiz bir yönetim gerektirmektedir. Ortaklardan birinin şirketten ayrılmak istediği durumlarda pay değerlemesinin nasıl yapılacağı, mevcut anlaşmazlıkların çözüm mekanizması ve üçüncü taraflara bildirim yükümlülükleri, önceden hazırlanan anlaşmalarla düzenlenmemişse büyük çatışma noktalarına dönüşebilmektedir. Sadaret Hukuk & Danışmanlık, bu geçiş süreçlerini hem hukuki hem de pratik açıdan yönetmektedir.
İş Hukuku ve Çalışan Hakları — Şirket Perspektifinden
Türk iş hukuku, 4857 sayılı İş Kanunu çerçevesinde çalışanlar lehine kapsamlı korumalar öngörmekte; aynı zamanda işverenlere de belirli yükümlülükler yüklemektedir. İşe alım sürecinde ayrımcılık yasağı, iş sözleşmelerinin yazılı olarak düzenlenmesi ve deneme süresi koşullarından, iş akdinin feshi prosedürlerine kadar uzanan geniş bir yelpazede işverenlerin hukuki rehberliğe ihtiyaç duyduğu pek çok konu yer almaktadır.
Haksız fesih davaları, Türkiye'de işçi-işveren uyuşmazlıklarının en sık görülen türü olmayı sürdürmektedir. 4857 sayılı Kanun'un 18 ila 21. maddeleri, iş güvencesi kapsamındaki çalışanların feshini geçerli nedene bağlamaktadır; geçerli neden olmaksızın yapılan fesih halinde işe iade davası ya da kıdem-ihbar tazminatının üzerinde ek tazminat talep edilebilmektedir. İşçi lehine oluşmuş bu hukuki ortamda işverenin her fesih kararını titiz bir belgelemeyle desteklemesi hem hukuki koruma hem de ispat kolaylığı bakımından vazgeçilmezdir.
Yabancı çalışanlara yönelik çalışma izni prosedürleri 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun kapsamında düzenlenmekte olup yabancı çalışan istihdam eden işverenler belirlenen oranlara ve kotalara uymakla yükümlüdür. Yabancı çalışan başına en az beş Türk vatandaşı istihdam edilmesi kuralı ve sektörel istisnalar, yabancı çalışan politikasının temel parametrelerini oluşturmaktadır. İzin koşullarına uyumsuzluk halinde hem işveren hem de yabancı çalışan idari para cezasına ve sınır dışı etme işlemine muhatap olabilmektedir.
İşyerinde psikolojik taciz (mobbing) davaları, Türkiye'de hem iş mahkemelerinde hem de ceza mahkemelerinde yoğun biçimde görülmektedir. İşçinin psikolojik bütünlüğünü zedeleyen sistematik davranış örüntülerini belgeleyen ispat çalışması bu davalarda kilit rol oynamakta; işverenin işyeri şikâyet mekanizmalarının işler olduğunu ve şikâyetlere etkin biçimde yanıt verdiğini kanıtlaması giderek daha büyük önem kazanmaktadır. Sadaret Hukuk & Danışmanlık, hem mobbing mağduru çalışanlara hem de şikâyetle karşılaşan işveren müvekkillere kurumsal politikalar ve yasal savunma stratejileri konusunda kapsamlı destek sunmaktadır.
Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK), işyerinde de işverenlere çeşitli yükümlülükler getirmektedir. Çalışanlar veri süjesi sıfatıyla kendi kişisel verilerine erişme, bunları düzeltme ve belirli koşullarda silme haklarına sahiptir. İşyerinde kamera izleme, e-posta denetimi ve konum takibi gibi uygulamalar, yalnızca meşru bir amaç ve orantılılık çerçevesinde hukuka uygun kabul edilmektedir. Çalışan aydınlatma metni ve açık rıza formu, bu süreçte işverenin alması gereken temel hukuki önlemler arasındadır.
Toplu iş sözleşmeleri ve sendika ilişkileri, belirli sektörlerde ve büyük ölçekli işletmelerde işgücü stratejisinin ayrılmaz bir parçasını oluşturmaktadır. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, sendika kurulması, üyelik ve toplu pazarlık süreçlerini düzenlemektedir. İşveren hukuku perspektifinden sendikal ilişkilerin hukuka uygun biçimde yönetilmesi hem toplu sözleşme maliyetlerini optimize etmekte hem de olası grev süreçleriyle yasal ihtilaflarla ilgili riskleri azaltmaktadır.
Fikri Mülkiyet ve Teknoloji Şirketlerinde Hukuki Konular
Türkiye'de fikri mülkiyet hakları; marka, patent, tasarım ve telif hakkı alanlarında kapsamlı yasal güvenceler sunmaktadır. Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) aracılığıyla tescil edilen markalar, benzer markalara karşı ulusal düzeyde korunmaktadır. Marka ihlali davaları, hem hukuki hem de cezai sonuçlar doğurabilmektedir; ihlalin boyutuna göre tazminat ve ürün toplatma kararı verilebilmektedir. Sadaret Hukuk & Danışmanlık, TÜRKPATENT başvuru süreçlerinden ihlal davalarına kadar her aşamada müvekkillerini temsil etmektedir.
Yazılım ve dijital ürünler, Türkiye'de 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında eser sahibine otomatik olarak koruma sağlamaktadır; ancak tescil gerekliliği bulunmamaktadır. Çalışanlar tarafından iş kapsamında üretilen yazılım eserlerinin işverene ait olup olmadığı, iş sözleşmesindeki hükümlere ve oluşturulma koşullarına göre değişmektedir. Teknoloji girişimleri için iş sözleşmelerine fikri mülkiyet devri klozlarının eklenmesi, ilerleyen dönemde bu konuda anlaşmazlık çıkmasını önlemekte ve şirketin fikri mülkiyet portföyünü güvence altına almaktadır.
Veri gizliliği ve siber güvenlik, teknoloji şirketleri için giderek artan hukuki yükümlülükler içeren bir alan haline gelmiştir. KVKK kapsamındaki veri ihlali bildirim yükümlülüğü, etkilenen kişilere ve Kişisel Verileri Koruma Kurumu'na bildirimi zorunlu kılmaktadır; bu bildirimin 72 saat içinde yapılması gerekmektedir. Siber saldırılar, sistemlerin çevrimdışı kalması ve veri sızıntısı gibi olayların hem hukuki sorumluluğu hem de idari yaptırımları beraberinde getirebileceği göz önüne alındığında, teknoloji şirketlerinin kapsamlı bir siber güvenlik politikası ve hukuki uyum çerçevesi oluşturması artık bir zorunluluk halini almıştır.
Start-up ekosisteminde yatırımcı anlaşmaları, hisse senetleri ve dönüştürülebilir tahvil yapıları, hem kurucuların hem yatırımcıların haklarını koruyan dengeyi sağlamak bakımından titiz bir hukuki kurgu gerektirmektedir. Yatırımcıların taleplerini karşılamak amacıyla tercihli pay senetlerine ve sıkı anti-dilüsyon hükümlerine yer verilmesi, kurucu kontrolünü zayıflatabilmektedir. Sadaret Hukuk & Danışmanlık, start-up'lara yatırım anlaşmalarının müzakere edilmesinde ve kurumsal yapının kurucular açısından en sağlıklı biçimde kurgulanmasında stratejik hukuki destek sunmaktadır.
E-ticaret faaliyeti yürüten işletmeler, 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında çeşitli yükümlülükler üstlenmektedir. Tüketici sözleşmelerinde cayma hakkı, mesafeli satışlara özgü zorunlu bildirimler ve kişisel verilerin işlenmesine ilişkin gereklilikler bu yükümlülüklerin başında gelmektedir. KVKK ve e-ticaret mevzuatının gereksinimlerine uyum sağlamak için politika belgeleri, sözleşme şablonları ve şikâyet yönetim prosedürlerinin eksiksiz hazırlanması, işletmenin hukuki güvencesini pekiştirmektedir.
Şirket Kuruluşu Sonrası Hukuki Uyum Kontrol Listesi
Şirket kurulduktan sonra yerine getirilmesi gereken yasal yükümlülükler, birçok girişimci tarafından yeterince bilinmemektedir. Vergi levhası alınması, vergi dairesine kayıt ve KDV numarası edinimi bunların başında gelmektedir. Çalışan istihdam ediliyorsa SGK kaydı zorunludur. Faaliyet konusuna bağlı olarak Sağlık Bakanlığı, BDDK, SPK ya da diğer düzenleyici kurumlardan özel lisans veya izin alınması gerekebilmektedir.
Muhasebe ve mali kayıt yükümlülükleri de kuruluş sonrasının önemli bir boyutunu oluşturmaktadır. Türk ticaret hukuku, defterlerin düzenli tutulmasını, faturaların standart formatta kesilmesini ve yıllık bilançonun hazırlanıp Ticaret Siciline sunulmasını zorunlu kılmaktadır. Bu yükümlülüklere aykırı davranmak idari para cezasına ve ticaret sicilindeki şirket statüsünün tehlikeye girmesine yol açabilmektedir.
Sözleşme altyapısının kurulması, şirketin ilk günden itibaren doğru temeller üzerine oturtulması bakımından kritik önem taşır. Müşterilerle imzalanacak standart hizmet sözleşmeleri, tedarikçilerle yapılacak alım anlaşmaları ve çalışanlarla düzenlenecek iş sözleşmeleri bu altyapının temel bileşenlerini oluşturmaktadır. Bu sözleşmelerin birinin şablonundan kopyalanarak hazırlanmak yerine Türk hukukuna ve şirketin iş modeline özgü biçimde düzenlenmesi, ilerleyen dönemde doğabilecek uyuşmazlıkları büyük ölçüde önlemektedir.
Şirket web sitesi ve dijital varlık yönetimi de hukuki uyum gerektiren alanlardan biridir. Web sitesinde yasal olarak bulundurulması zorunlu unsurlar arasında şirketin ticaret sicil numarası, vergi kimlik numarası, açık iletişim bilgileri ve faaliyetin türüne bağlı olarak meslek kuruluşu üyelikleri yer almaktadır. KVKK kapsamında gizlilik politikası yayımlanması ve çerez onayı alınması da e-ticaret ve müşteri verisi işleyen şirketler için zorunlu bir gereksinimdir.
Düzenleyici denetimler ve olası itirazlara hazırlıklı olmak, şirket yönetiminin göz ardı etmemesi gereken önemli bir boyuttur. Türkiye'de vergi incelemeleri, iş müfettişliği ziyaretleri ya da tüketici şikâyetleri gibi çeşitli denetim mekanizmaları mevcuttur. Belgelerin düzenli tutulması, kayıtlara kolayca erişilebilir olması ve denetim süreçlerinin nasıl yönetileceğine dair önceden bir plan yapılmış olması, olası denetimlerde şirketin pozisyonunu güçlendirir. Sadaret Hukuk & Danışmanlık, müvekkillerini denetim süreçlerinde de temsil etmekte ve proaktif uyum danışmanlığı sunmaktadır.
Sık Sorulan Sorular
İstanbul'de şirket kuruluşu için asgari sermaye ne kadar?
Limited şirket için asgari sermaye 10.000 TL, anonim şirket için 50.000 TL'dir. Bankacılık ve finans gibi özel düzenlemeye tabi sektörlerde bu eşikler çok daha yüksek tutulmaktadır.
Yabancı uyruklu biri Türkiye'de şirket kurabilir mi?
4875 sayılı Kanun kapsamında yabancı yatırımcılar Türk ortakla ya da tamamen yabancı sermayeli olarak şirket kurabilir. Özel sektörler dışında yabancı oranlığa genel kısıtlama bulunmamaktadır.
İstanbul'da şirket kurma süreci kaç gün sürer?
MERSİS üzerinden yürütülen kuruluş başvurusu, belgelerin eksiksiz hazırlanması hâlinde 3-5 iş günü içinde tamamlanabilmektedir. Yabancı belge gerektiren durumlarda onay ve çeviri işlemleri süreci uzatabilmektedir.
Şirketi tek başıma yönetebilir miyim?
Limited şirkette tek ortak ve tek müdürle oluşturulmuş bir yapı hukuken mümkündür. Ancak bu yapıda ortağın hem sermayedarı hem yöneticiyi temsil etmesi nedeniyle özelleştirilmiş ana sözleşme hükümlerine dikkat edilmesi tavsiye edilmektedir.
İstanbul Şirket Kuruluş Avukatı — Hukuki Destek
Sadaret Hukuk & Danışmanlık olarak uzman avukat kadromuzla müvekkillerimize etkin hukuki temsil sunmaktayız. Bilgi ve danışmanlık için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Bu sayfa yalnızca genel bilgi amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dava kendi özgün koşulları çerçevesinde değerlendirilmelidir. Güncel yasal düzenlemeler için mevzuat.gov.tr ve adalet.gov.tr resmi kaynaklarına başvurabilirsiniz.